31 Mart 2010 Çarşamba

NERMİN BEZMEN'le Bursa buluşması


Dün sevgili Nermin Bezmen Bursadaydı.Harika bir buluşma oldu.Öyle sıcak,samimi ve büyüleyiciydi ki ,hala etkisinden kurtulamadım.Aşkı konuştuk,fikirlerimizi paylaştık,tiyolar aldık.Kitaplarıyla ilgili bütün sorularımızı içtenlikle yanıtladı.Ayrıca inanılmaz güzel ve zarif bir bayan.İnanılmaz bir pozitif enerjisi var.Söyleyişin sonunda kitaplarımızı imzalattık.Tek kelimeyle harika bir buluşmaydı.
25 mayıs, salı,saat 20.00(Basın kültür sarayı,Uğur Mumcu sahnesi) sevgili Ayşe Kulin geliyor.Tüm Bursalılara duyurulur.

22 Mart 2010 Pazartesi

Hoş geldin bahar !!!

Şeftali ağacın çiçeği...
Mis gibi kokan mor menekşe..

Sümbülüm ...


Uğur böceği.Yalnız bu ters. Zemin siyah,noktaları kırmızı.Böyle de çok güzel...

İki kafadar.Benim böcüklerim.Yerde gezinen böcekleri merakla inceliyorlar...
.

Hoş geldin bahar !!! Mutluluklar getirdin.Hem bana ,hem böcüklerime.Kanımı coşturdun.Başımı döndürdün.İçimi ısıttın.Ne çok beklemişim meğersem seni.Şimdi anladım.Pek uzun sürdü bu kış sanki. Hiç gelmiycekmişsin gibi hissettim.İyi ki geldin hoşgeldin !!!
.
Fotoğraflar bizim bahçeden.Daha tazecikler ,dünden.

17 Şubat 2010 Çarşamba

Ağustos böceğinin hazin hikayesi


Bizim evde bu ara en favori masallardan biri"Ağustos böceği ile karınca".Berke bıkmadan usanmadan defalarca bize okutuyor.Hatta kitapla yatıyor ,kitapla kalkıyor.Dün tesadüfen bir mail geçti elime .Sunay Akın çok tatlı bir dille ağustos böceğinin hikayesini paylaşmış.Aynen aktarıyorum.

AĞUSTOS BÖCEĞİ HİKAYESİ

"Bir ağustos böceği doğmadan önce toprağın altındaki bir larvada ortalama olarak 12 yıl bekler. Evet, tam 12 yıl. 12 yıllık hapislikten sonra dünyaya gelen garibanın ömrü adında yazılıdır: Ağustos. Yani topu topu bir ay... Şarkı söyleyen yalnızca erkek ağustos böceğidir. Çünkü dişi, en güzel şarkıyı söyleyeni kendine eş seçecek ve çiftleşecektir. Düşünsenize, 12 yıl toprağın altında bekle, dışarı çık. Ömrün bir ay... Buldun, buldun... Bulamadın, bir daha yok. Siz olsanız çalışır mıydınız?"

Ben olsaydım kesin çalışmazdım.Doya doya yaşardım kısacık ömrümü.Tabii bu yazı beni birazcık araştırmaya teşvik etti .Bulduğum kaynaklar da bunu doğruluyor.

Bazı nedenlerden ötürü doğa, böceklere dünyada yaşayan diğer canlılara oranla daha kısa ömür vermiştir. Fakat bir böcek vardır ki hayvanlar dünyasının diğer birçok üyesinden daha uzun yaşar.Ağustos Böceği’nin bir türü tamı tamına 17 yıl yaşar. Belki karınca kraliçesi dışında diğer böcekler onun yaşam süresinin yanına bile yaklaşamaz.Ağustos böceğinin ömrü, aslında diğer böceklerin gıpta etmesi gereken bir şey değildir. 17 yıl boyunca uyur ve sadece 5 hafta güneşli yaşamın keyfini sürer ve sonra ölür!
Bu küçük böceğin doğada gelişimi neden 17 yıl sürer? Buna kimse cevap veremez. Bütün bildiğimiz dişi Ağustos böceği’nin yavrularını ağaçların ince dalları üzerine bıraktığıdır.Yumurtadan çıktıklarında aşağı düşerler, yere çukur kazarlar ve kendi kendilerini ağaç köklerine bağlarlar. Ve nymph (peri) diye adlandırılan genç Ağustos böcekleri orada köklerin özsularını emerek 17 yıl boyunca boyunca hareketsiz kalırlar.Sonra gizemli bir güç onları gün ışığına çıkartmaya karar verir. Ağacın gövdesine tırmanırlar, kabukları yarılır ve olgun Ağustos böceği ortaya çıkar.


DEVAMI BURDA

Her yanımız mucizelerle dolu.Hey allahım sen istemezsen yaprak bile kıpırdamazmış...

26 Ocak 2010 Salı

Tatil ,kar,karne...




Yine kayboldum biliyorum.Ses ver diyenlerden de özür diliyorum.Burdayım kızlar.Son yazımda hayata birazcık söylenmiştim ama kötü bişey yok inanın.Bazen olumsuzluklar üst üste gelebiliyor işte.O zaman da içime biriktirmekten ise ,burda içimi dökmek bana iyi geliyor.
Tatil ve kar bir araya gelince azcık uzak kaldım buralardan.Efe canavarı beni oturtmuyor bilgisayarın başına.Bende birazcık rahat bıraktım.Çok çalıştı böcüğüm.Karnemizde tüm notları beş.Eh biraz oynamayı hak etti yani.
Sağlıcakla kalın !!!

27 Aralık 2009 Pazar

Pazar sabahlarını seviyorum




Biraz sonra ballarım uykudan uyanacak.Birlikte sofra kurulucak.Herkesin yumurtası sevdiği şekilde pişecek.Taze çay kokusu odaya yayılacak.Ballı ekmekler mideye indirelecek.Sonra birlikte güzel saatler yaşanacak.Berke bize fıkralar anlatacak.Hep birlikte midemize gülmekten kramplar girecek.Efeyle birlikte ödevlerimizi yapıcaz.Ben yine allaha bana bu güzellikleri verdiği için dua edeceğim.İçime sonzuz bir huzur yayılacak.Mutluluk yanıbaşımdayken ,nasıl onu görmeden geçiyorum bu ara.

18 Ekim 2009 Pazar

Amigurumiciler TEKNOBİLET dergisindeyiz

Dilek,Betül,Semra ,Yasemin



Yazı ayın başında çıktı aslında.Ben yeni fırsat bulduğum için şimdi yayınlıyorum.Çok keyifli bir söyleyişi olmuş.Ayrıca çok sevdiğim ve zevkle takip ettiğim arkadaşlarım da var.Kimler mi ?
Hayal arkadaşlarım (Dilek Yavuz)
ve ben tabii.Umarım yakında amigurumi örgü oyuncakları her eve girer.
Ben zorunlu olarak birazcık ara verdim örmeye.Bu beni çok mutsuz etse de,kolum geçer geçmez yine döneceğim oyuncak dünyasına.
Teşekkür Teknobilet !!!

29 Eylül 2009 Salı

5 dakikada 15 bahane


Ödev yapmamak için 5 dakikada 15 bahane uydurdu oğlum.Yahu ne zor işmiş ödev yaptırmak.Şiştim 3 sayfayı yaptırana kadar.Bahanelerimiz de şahane, buyurun...
  1. Anne kolum uyuştu
  2. Anne bacağıma kramp girdi
  3. Anne çok susadım
  4. Anne yapmasam olmaz mı
  5. Anne okumazsam simitçi mi olurum
  6. Anne acıktım
  7. Anne biraz oynayım ,sonra yaparım
  8. Anne sırtım kaşındı
  9. Anne cumartesi bilgisayarda oynamama izin verecekmisin
  10. Anne bana şeker versene
  11. Anne silme yalnışlarımı
  12. Anne hastalanırsam okula gitmiycekmiyim
  13. Anne Ben10'li silgi almiycakmısın
  14. Anne kalemlerimi açalım mı
  15. Anne Berke ne zaman okula gidecek
Durumlar bu yani.Bu arada fizik tedaviye başladım.14 seans gidecekmişim.Kan tahlillerim de iyi çıktı.Şimdilik bizden bu kadar...

14 Eylül 2009 Pazartesi

Bizde okullu olduk :))

Bugünden itibaren biz de okullu olduk. Anne oğul birlikte ,yeni bir hayata başlıyoruz.
Şimdilik herşey gönlümüze göre gidiyor.İnşallah oğlum için başarıyla dolu bir okul yılı olur.Bugün okula başlayan diğer tüm miniklere de başarılar dilerim.
Şimdi kitap kaplamaya gidiyoruz.Anlıycağınız çoooook işimiz var çooook...
Tatlı bal böcağam nasıl da mutlu görünüyor.Bir de daha az sıkılsa pek şahane olacak :))Hala aklı oyunlarda.

18 Ağustos 2009 Salı

İzmir ve blog arkadaşlarımla buluşmam

İşte döndüm geldim burdayım.Harika iki gün geçirdim.Çok sevdiğim iki blog arkadaşımla buluştum.Tarif edilemez bir duyguydu,sanki kırk yıllık arkadaşmışız gibiydik.

Seni çok seviyorum Enerjim !!!



İlk buluşmam Enerjimle yani Fatoşçuğumla oldu.Harika bir insan.Aynı blogta ki gibi sıcacık ,enerji dolu,samimi ve misafirperver.Çok tatlı bir eşe ve çocuğa sahip.Harika iki saat geçirdim.Keşke daha uzun saatler birlikte olabilseydik.Enerjim çok çok teşekkür ederim.Efe de sizi çok sevmiş.Sürekli Anıldan bahsediyor.Bursaya muhakkak bekleriz.Dilerim tekrar buluşuruz,hem de en yakın zaman da...


Gülenim benin,çocuk ruhlum, yüzü ışık gibi parlak ve gülen(tıpkı adın gibi) seni gerçekten çok seviyorum !!!!


Bu da ikinci buluşmanın kahramanı.Ankaralı Gülenim.Ne Ankara da ,ne de Bursa da buluşmak nasip oldu.İzmir de görüşmek kısmetmiş.Bir insan bu kadar samimi,tatlı,komik,şamata dolu ve aynı anda inanılmaz duygusal olabilir mi?Gülen bu.Gözyaşıyla buluştuk,gözyaşı ile ayrıldık.Sanki çok uzun zamandır birbirimizi tanıyormuşuz gibiydik.Eşi de harika biri.Efe çok sevdi.Tabii şımartıldı bir güzel.Bu ilk ama son buluşma olmayacağı kesin.Çok çok keyifli saatlerdi.Teşekkür ediyorum Gülenim, sabah erkencikten kalkıp ,taaa Bornovaya kadar gelip benle buluştuğunuz için.Hiç unutamıycam bir buluşmaydı.

Gülen'i seven Sem ,Sem'i seven Gülen !!!(bizim logomuz)

Keşek her iki arkadaşımla da daha uzun bir zaman diliminde görüşebilseydik.Çok çok harika saatlerdi.Her ikinizi de çok seviyorum.Tekrar görüşmeyi çok istiyorum...

Not:Her iki arkadaşım da çok ince ,belirtmeden edemiycam.Bilgisayar çok daha kilolu gösteriyor insanı.Gülen pilatesle çok çok incelmiş.Görünce inanamadım.Haydi kızlar pilates yapmaya....

23 Temmuz 2009 Perşembe

"AŞK" - bitti


"Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır.Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi,yoksa dünyevi,semavi ya da cismani mi diye sorma ! Ayrımlar ayrımları doğurur.AŞK'ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk.Ya tam ortasındasındır,merkezinde,ya da dışındasındır,hasretinde."
.
ELİF ŞAFAK
.
NOT: Çok beğendim.Okumayan kalmadı sanıyorum ama varsa da hemen alıp okusun.

21 Temmuz 2009 Salı

Efe yazı yazarsa

İDYCOH (İndiana Jones)
A (adada) KT (kötü) BŞ (bişey) VA (var)
.
Efe günlerdir yazı yazmaya çalışıyor.İlk başlarda öylesine bişeyler karaladığını düşünüyordum ama öyle değilmiş.Adam bayağa yazıyor.Yalnızca alışık olduğumuz tarzda değil.Sesli harfleri kullanmıyor.Sadece sessiz harflerle yazıyor.Oku bakalım diyorum.Okumaya başlıyor ve tüm harfler tutuyor.Mesela - Brk gtt(Berke gitti).Şimdi ne olacak bilmiyorum.Kesinlikle okula başladığında aklı karışacak.Ayrıca el yazısıyla yazacakları için orda da biraz zorluk çekebilir.Ayrıca matematik problemleri çözmeye bayılıyor.Kendi kendine problemler yazıp yazıp çözüyor.Bu oğlan galiba matematiği sevecek.Umarım fazla zorluk çekmeyiz 1. sınıfta ,zira Efe biraz hareketli ve herşeyden çabuk sıkılan bir çocuk.Sizce doğruyu mu öğretmelimiyim,yoksa böyle kendi kafasına göre bişeyler yapmaya devam mı etmeli?!? Aklını daha da çok karıştırmak istemiyorum.bu konuda tecrübeli anneler varsa yardımlarınızı bekliyorum.
NOT: üstte ki yazdıklarından küçük bir örnek.Orda biraz karışık yazmış.Bu ilk yazdıkları .Şu an tüm sessizleri tamı tamına yazıyor.Tabii yine sesli harflar olmadan.

10 Temmuz 2009 Cuma

"Yüzyılın aşkları"(Can Dündar) ve "Sevgi fırtınası"

" Uygarlık tarihi biraz da aşkların tarihidir.Bu kitapta geçtiğimiz asra damgasını vuran aşk hikayeleri var.Kimi meşhur olmuş,kimi unutulmuş,kimi efsanevi,kimi berduş aşklar bunlar...
Mustafa Kemal Atatürk ve Latife Hanım'dan,Enver Paşa ve Naciye Sultan'a,Adnan Menderes ve Ayhan Aydan'dan,Nazım'la Piraye'ye,BedriRahmi-Eren Eyuboğlu'dan,Yüksel Menderes ve İpek Kramer'e,Yılmaz -Fatoş Güney'den,Yıldız Kenter ve Şükran Güngör'e,Melih Kibar ve Çiğdem Talu'dan,Selahattin Pınar'la Afife Jale'ye..."
Bir solukta okunacak harika bir kitap.Benim elime yeni geçti,belki bir çoğunuz okumuşunuzdur.Okumayanlar için kesinlikle tavsiye edilir..
.

Gelelim filmimize-"Sevgi fırtınası"("Nights in Rodanthe").Kesinlikle göz yaşlarınızı tutamayacaksınız.Bu ikili daha önce de bir araya gelmişlerdi.Richard Gere'e zaten söyleyecek söz bulamıyorum.Bu kır saçlı adamı seviyorum.Diana Lane de çok başarılı.İzlemeyen varsa tavsiye ederim...
.
SICAKLARA İNAT,HERKESE ŞAPŞAHANE BİR HAFTASONU DİLİYORUM !!!

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Anne artiz olmak istiyormusun ???



-Anne artiz olmak istiyormusun???
-Nasıl yani?
-İşte dizidekiler gibi.Ben film çekicem ve seni o filmde oynatıcam.Sonra da artiz olacaksın.Çok para kazanacaksın.
-Hımmm,peki hangi rolde oyniycam?
-Ben sana buldum uygun rol anne.Aşçı rolünde oyniycaksın.
-Ama ben zaten hergün bu rolü oynuyorum.
-İşte o yüzden anne.Çok güzel oynarsın.Ünlü olursun.
-Tamam tamam kabul ediyorum.Ne zaman çekicez bu filmi ?
-Yarın çekiyoruz.Cuma günü de sezon finalini çekicez.Tamam mı ?
Efe bu ara film çekme işine takmış durumda.Bütün gün kafasında bir takım senaryolar yazıyor.Makinayı video moduna getirip mini diziler çekiyor.Sonunda annesini de artiz yapmaya karar verdi.Hayırlısı.Yakında aşcı rolünde azcık çilli ,boyu çok uzun olamayan,saçları omuzunda bir bayan görürseniz bilin ki o benim.Çekince söz buraya koyacağım.Şimdilik Türkan Şorayla idare edin.Ne güzel kadın yaaa...

Güzel bir hafta sizin olsun !!!
.

30 Haziran 2009 Salı

KEŞKE...


Keşke çok sabırlı olabilsem.
Dünya bile batsa umrumda olmasa.
Herşey için telaş yapmasam.
Her olumsuzluğu doğal karşılasam.
Hiç üzülmesem sudan sebeplere.
Üzülünce başkalarını da üzmesem.
Gamsız ve daha az duygusal olsam.
Olur olmaz şeylere gözyaşı dökmesem.
Başkaları gibi büyük burunlu olsam.
Hep alttan almasam.
O zaman ben ben olurmuydum ?!?
Varsın kırılayım.
Varsın hep alttan alayım.
Varsın sebepsiz yere telaş yapayım.
Varsın dünyayı ben yarattım diyenlere
sırf onlar kırılmasın diye,
öyle olduğunu düşünmelerine izin vereyim.
Ben böyleyim.
Olduğum gibi işte...

13 Haziran 2009 Cumartesi

Büyüyorsun oğlum

( EFE 1 yaşında)

Büyüyorsun oğlum,hemde inanılmaz hızlı bir şekilde.Bu sene birinci sınıfa başlayacaksın.Artık herşeyin farkındasın.İki haftadır kendi banyonu kendin yapıyorsun.Bir yerin acıyınca(eskiden uf olunca) artık öpücüklerim o acıyı dindirmiyor.Yalan söyleyince de burnunun uzamayacağını biliyorsun.Devlere ve canavarlara sadece masallarda karşılaşabileceğini biliyorsun.İnsanların kahramanlar gibi asla uçamayacağını ve süper güçlere sahip olamayacaklarını biliyorsun.Harika resimler yapıyorsun,inanılmaz bir hayal gücün var,bilgisayarı benden daha iyi kullanıyorsun.Giyeceğin kıyafetleri artık kendin seçiyorsun.Aynaya daha çok bakar oldun.Dostluğa önem veriyorsun.Arkadaşlarını sevip kolluyorsun.Odanı ,hatta yatağını topluyorsun.Sık sık aşık oluyorsun.Daha hassas ,daha duyarlı daha dikkatlisin.Bunların hepsi senin büyüdüğünü gösteriyor oğlum.Sen büyürken keyifleniyor ve gururlanıyorum.Yolun aydın olsun bitanem,hep iyi insanlarla karşılaş,siyaha dokunmadan,sağlık ve huzur içinde büyü !!!

5 Haziran 2009 Cuma

Çorap kabusum


İki çocuğum olduğu için nerdeyse her gün çamaşır yıkıyorum.Çamaşır sepetim hep dolu oluyor.Bir gün yıkamasam ertesi gün muhakkak iki makina yıkarım.Yıkamak sorun değil de en büyük kabus onları asmak,sonra toplamak en son da ütülemek.Bu kabuslara bir de çorap kabusu eşlik ediyor.

Hepiniz biliyorsunuz, evde üç tane adamım var.Büyük adam,ortanca adam ve küçük adam.Bu üç adamımın ikişer ayağı var.Toplam etti altı ayak.Şimdi gelelim esas konuya.Bu üç adam yaz- kış çorap giyiyor.Büyük adam her gün bir çift giyiyor.Ortanca ve küçük adam yaklaşık üçer defa çorap değiştiriyor.Etti mi 14 adet.Bunu çarpın yedi ile.Ne oldu 98.Vay be .
Biraz önce çamaşır astım.Bir kaç günün çamaşırıydı.En az 30 çorap asmışımdır.
Canım adamlarım yoruldum yahu.Bir de şu canım çoraplarınızı kapının arkasına,yatağınızın dibine veya sepetin yanına atmasanız olmaz mı?!?


Herkese huzur ve neşe ile dolu bir haftasonu diliyorum !!!

29 Nisan 2009 Çarşamba

Diş perisi hayalleri esiyor evde bu ara



Bizim büyük oğlan günlerdir dişle yatıyor dişle kalkıyor.Yok efendim arkadaşlarının süt dişleri çoktan dökülmüş.Onunkiler neden sallanmıyormuş.O adam olamıycakmıymış.Hani sünnet olunca adam oluyordunuz diyince de ,yeni dişlerimiz çıkınca da büyüyüp adam olunuyormuş anne diyor.Neyse ki adam olmamıza az kaldı.Alt iki dişimizin sallandığını farkettik dün.Aman ne sevindi,görmeliydiniz.Delirdi,mest oldu.Bir de diş perisi çıktı tabii.Dişimizi çektikten sonra yastığımızın altına koyacakmışız.Sonra diş perisi dişimini alıp ona istediği hediyeyi getirecekmiş.Hediye listemiz de hazır.Bakalım peri bize ne getirecek.Geçenlerde bende bir dişimi kaybettim ama diş perisi nedense bana uğramadı ?!?


10 Nisan 2009 Cuma

30 dakikada -15 soru


Okuldan eve dönüşümüz 30 dakika sürüyor.Bu soruların hepsi eve gelene kadar sorulup cevaplandı.Servisi bırakmasaymıydık?!? Buyurun ,sorularımız !!!
  1. Solucanlar ne zaman çıkar anne?
  2. Neden burda hortum olmuyor?
  3. Cennete kim gider? Ben giderim dimi?
  4. Ben ne zaman mezun olucam?
  5. Karnına bomba saklayıp hamileymiş gibi yapan kötü kadınlar varmış anneeee?
  6. Çimlere basarsam ölürler mi?
  7. Anne cumaya kaç gün kaldı(sebep"Adanalı" dizisi)
  8. Anne bilgisayar cezam ne zaman bitiyor?
  9. Anne bugün iyi çocuktum,bilgisayarda oynatcan mı?
  10. Anne saat kaç? Keloğlan başladı mı acaba?
  11. Anne ıslık çalabiliyormusun?Bana da öğretsene?
  12. Bana" BEN 10"alırmısın ama 4 kollusundan?
  13. Anne şu karıncalara bakalım mı?
  14. Anne hadi uçak olalım.Kollarını aç.İşte böyle.Anne rüzgarda uçak düşer mi?(uçak oluyorum.Kesin bu kadın deli mi ne diyenler vardır )
  15. Anne bana şeker alsana ?

7 Nisan 2009 Salı