Ordan burdan hayattan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ordan burdan hayattan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2016 Perşembe

Yenilenmek iyidir

Selam blogçuğum .Biraz yenilenmek iyidir diye düşünüyorum.Bu ara her yer aynı tarz oyuncak kaynıyor.Akşam oturdum kutu kafalar çizdim .Hem de bir sürü.Pandası,kedisi,köpeği.Hep aynı şeyi yapınca sıkılıyorum.Bir sürü planlar,bir sürü hayaller var kafamda.Hepsi olsun istiyorum.Plan yaptıkça heyecanlanıyorum.Güzel bir şeyler olacak hayatımda bunu hissediyorum. ve en önemlisi çabalıyorum.Eminim herkesin hayal ettiği,yapmak istediği bir şeyler var bu hayatta.Benim de var ve artık olmaları için atağa geçmem lazım.Biraz sihir ve biraz peri tonuzuna ihtiyacım var bu ara.
006

007

004
Hayal etmekten korkmayın,hata yapmaktan korkmayın.Hayatınız belki alt üst olacak diye endişelenmeyin,ne biliyorsunuz altının üstten daha iyi olmadığını.Hem neydi insanlar hatalarından öğrenmiyormuydu doğruları.Ah ne bilge bir şahıs oldum bu ara ha ah ha.En çok kendimle dalga geçmeyi seviyorum.Bazen aynada gördüğüm o kadınla konuşuyorum .Pşşt naber diyorum gülümsüyorum ona.Mutsuz ise bırak mutsuzluğu sana yakışmıyor diyorum.O da bana gülümsüyor.Hiç beklemeyin dışarıdan biri gelip size bunları söylesin.Kendi ilacın kendin ol.
Dün aynada bir kadın gördüm,biraz endişeli,biraz telaşlı .Güzel de geldi gözüme .sevdim onu. Cesaretlendirdim onu.yapmak istediğin şeyi yap dedim ona.O da tamam dedi . E hadi yolun açık olsun kadın.Yolun yarısını geçtin çoktan,kalan ömründe  olmak istediğin o yere varmak için acele et.Hayat kısa,kuşlar uçuyor.
Kalın sağlıcakla !!!

18 Ocak 2016 Pazartesi

İçime mutsuzluk kaçtı,izninizle içimi dökeceğim

1
Uzun zamandır bloğumu güncellemiyorum .Yılbaşı derken ,o derken ,bu derken elim varmadı.Oysa içimi dökmeye çok ihtiyacım var.Bugün bütün işi gücü bırakıp içime kaçan mutsuz kadınla çatır çatır yüzleşmeye karar verdim.Epeydir içimde bir umutsuzluk var.Ne bileyim dünya kötü bir yer gibi geliyor bana .Bir sürü olumsuz ve çirkin şey yaşanırken bu yeryüzünde mutluluğu kendime yakıştıramaz oldum .Yakıştıramadıkça yaptığım hiç bir şeyden keyif alamaz oldum .Tabii bu durum devam ederse iyice dibe çekecek beni .Bunun da farkındayım ,çabalıyorum ,savaşıyorum, başarıyormuyum - hayır.Bir yerden başladım aslında #damladakiokyanus hareketi ,biraz da olsa umutlarımı yeşertti.Ama yine de tam çıkamadım bu girdaptan.
Pusulasını kaybeden kaptanım şu anda .Okyanusun ortasında,o dev dalgalarla savaşıyorum .Rüzgar nereye atacak bilmiyorum.Don Kişot'um şu anda.Yel değirmenleriyle savaşıyorum.Küçük Prensim ,bir gül uğruna hayatını adayan ,gülünü korumak için her şeyi göze alan . Martı Jonathan Livingston'um "yaşamak için ne çok neden var! balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka nedenler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi, özgür olabiliriz, uçmayı öğrenebiliriz" diye tekrarlıyorum içimden.
Umut var mı sizce ?!?  Bir şeyleri değiştiremiyorsam,onları olduğu gibi kabul edip devam etmeliyim yoluma,zaten bu dünya hiç düşlediğim bir yer olamayacak.İyi geldi sanki içimi dökmek. Şebonun dediği gibi "sil baştan,başlamak gerek bazen,hayatı sıfırlamak,sil baştan sevmek gerek bazen,her şeyi unutmak..."Bütün umutsuzluklarımı siliyorum bugün.Doğru bildiğim o yoldan yürümeye devam edeceğim.Yoluma çıkan tüm olumsuzluklara gülümseyeceğim .Dertlere hoş geldiniz diyeceğim,giderken de güle güle yolunuz açık olsun diye haykıracağım.İçimde iyi bir şeyler olduğuna inanıyorum,en azından sevgiyle dolu bir kalp var,o zaman yola devam.Belki eskisi kadar Polyanacık olmayabilirim ama söz değirmenlerle savaşmayı bırakıcam.
Bu bir iç döküştü .Belki yorum yazarsınız,belki bu kadın azcık tırlak dersiniz .Valla benim de bildiğim tek şey bu gezegenden olmadığım .

Sevgiyle kalın,sevgi var ya dünyayı kurtarabilir, umut var,umut sensin,umut benim,umut sevgiyle büyüttüğümüz evlatlarımızdır :))

P.S.Doktor kalp kırıklarına ilaç var mı???Varsa ver bi tane!!! Kırılan kalbim daha çabuk iyileşsin...

13 Ocak 2016 Çarşamba

Hadi gel sen de Damladaki Okyanus ol !

4

Bir avuç kadın güzel bir şeylere adım attık.Önce listeyi okuyun,sonra yazının altında eklediğim bilgileri de okuyun ve elinizi kalbinize koyun ....Okuyunca zaten DAMLADAKİ OKYANUS olacaksınız :))

Komşularımızdan başlayarak, mahallede, giderek şehrimizde selam verelim insanlara.
Gülümseyelim.
Çocuklara…
Suratsız bulduğumuz komşumuza, ısrarla! (gurur meselesi yapmayalım böyle şeyleri, büyük düşünelim, iyilik ve muhabbetin devasa  enerjisini açığa çıkartacak bir vesile gibi düşünelim bunu, bir fırsat!)
Görünmez saydığımız çöp görevlilerine, sokakları süpürenlere, işçilere.. .
Kağıtlara olumlu cümleler yazıp, bir yerlere bırakalım. Gülümsetelim insanları olmadığımız yerlerde de… (Bunun da örnekleri yazılabilir daha sonra)
Bir yabancıya iltifat edelim. Riyakar değil ama sahiden hoşumuza giden bir haliyle. Ki bunu bulmak hiç zor değil.
Birisi için kapıyı açalım..
Ağır taşıyanlara yardım edelim.
Arabayla giderken yolda gördüğümüz çocuklara vermek üzere yanımıza eldiven, bere alalım.
Bir yakınını kaybetmiş birini ziyarete gidelim. Yakınlarına karşı acısını bastıran, konuşamayan ama konuşmaya ihtiyacı olan insanlara yabancı bir omuz her zaman iyi gelir.
Acelesi olan kişinin önden geçmesine nezaketle izin verelim.
Sırada arkamızda duran kişiye alacağı şeyi ısmarlayalım; kahvecideysek kahvesini, kantindeysek çayını, otobüsteysek otobüs parasını…
Yeteneklerimizi karşılık beklemeden başkalarına yardım için kullanalım.
İnsanları pozitif yönde yüreklendirelim.
İş arkadaşımız o gün zor bir gün mü geçirdi? Ertesi sabah onun için kahve getirelim veya küçük bir şeyler hediye edelim. Örnekler çoğaltılabilir bu şekilde.
Hediyeleşelim. Hediyeleşmek kadar muhabbeti coşturan başka şey yoktur herhalde.
Şükredelim. Her an. Hem şükrün enerjisi bizi saracak, hem de haliyle iyilikler çoğalacak.
Bol bol “teşekkür ederim” diyelim.
Yeteneklerinizi yayalım. Yemek yapmayı öğretmek, blog hazırlamak, fotoğraf çekmek, iyi bildiğimiz bir ders konusunu bilmeyene anlatmak.. gibi gibi..
Karşılığında hiçbir şey istemeden bir şeyler verelim. Eşyalarımıza bir göz atalım, kullanmadığımız, ihtiyacımız olmayan şeyleri başkalarına verelim.
İhtiyaç sahibi bir ailenin kapısına erzak bırakalım. Ve hemen uzaklaşalım.
Ama çok daha etkilisi sevdiğimiz, ya da en sevdiğimizi vermektir. Bu sırada hem kişi eşyanın bağımlılığından kurtulur ve o serbestlik hissi kocaman bir huzura dönüşür hem de eşsiz bir enerji yayılır ortalığa.
Arkadaşımızın sürekli beğendiğini söylediği o tişört var ya? Neden o tişörtü hediye etmiyoruz ona? Ya da bir kupayı? Bir çantayı? Deneyince göreceğiz ki,eksilmeyip aksine çoğalıyoruz ve harika hissediyoruz bunu yapınca.
Hastaneleri ziyaret edelim. Hastalar ve hasta yakınları ile vakit geçirelim.
Özellikle kronik hastalığı olan çocuk hastanelerini ziyaret edelim.
İnsanların taşınmalarına yardım edelim.
Hasta veya yorgun olan arkadaşlar/akrabalar için alışverişlerini yapalım.
Mektup yazalım. Cezaevlerindeki çocuklara, kapalı alandaki çocuklara, uzaklardaki çocuklara..
Sokak havanları için su ve gıda temin edelim. Örneğin sokak kapısına kedi, köpek maması, pencereye kuş yemi, buğday vs. bırakmak gibi..
Fotoğraflarımızın ekstra baskılarını alıp, o fotoğraflardaki diğer kişilere gönderelim.
Yolculuktan gelen/ Yolculuğa çıkan arkadaşımızın bavulunu boşaltmasına, toparlamasına yardım etmeyi önerelim.
Komşumuza hemen bu akşam bir kase çorba götürelim. Giderek bunu alışkanlık haline getirelim, eskilerde olduğu gibi her pişeni koku hakkı diye komşumuza da götürelim.
Tanıdığınız herkesi arayalım ve onlara onları sevdiğimizi söyleyelim.
Fidan dikelim. Mümkün olan her yere.
Çöpçatanlık yapalım.
Evsiz insanlara sıcak tutacak kıyafetler ve ayakkabılar verelim.
Evsiz insanlara sıcak yemek götürelim.
Evsiz insanlara, bilhassa cami şadırvanlarında çocuklarını yıkamak zorunda kalan Suriyeli çocuklara, kadınlara evlerimizin banyosunu kullanmayı teklif edelim.
Sokak çocuklarına vermek üzere çantamızda kitaplar taşıyalım.
Seçilecek okullara kitap gönderelim. Özellikle kitaba ulaşımı kolay olmayan köy, kasaba okullarına.
Arabası bozulan birine yardım edelim.
Sürücü isek yayalara yol verelim.
İnsanların birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayalım. Arkadaşlarımızı birbirleriyle tanıştıralım.
Hayatımızda bilmeden bizde değişim yaratan, bize ilham vermiş olan kişiye ulaşıp bunu ona anlatalım.
Çocuk Esirgeme kurumlarını ziyaret edelim. Çocuklarla oynayalım.. onlara hediyeler götürelim..
Çocuklara giysiler, oyuncaklar dikelim, örelim.. Ceplerine de küçük süprizler koyalım.
Kimsenin dinlemediği kişiyi dinleyelim.
Kalplerimizi kıranları affedelim, küslerle barışalım.
Sevmediğimiz insanların iyi yönlerini görmeye çalışalım ve bunu onlara söyleyelim. Bu en evvela kendimize büyük bir iyilik.
Sevmediğimiz insanlara sevdiğimiz şeylerimizi verelim. Gelmiş geçmiş en büyük terapi yöntemlerinden biri bu.
Daha yeni bir bebeği olmuş ya da büyük bir değişiklik yaşamış, örneğin şehir, ülke değiştirmiş birini tanıyor muyuz? Onlara yemek götürelim, özellikle bebeklilere evlerini temizlemeyi önerelim, çamaşırlarını yıkayıp, asalım.
Beraber yaşadığımız insanın yapmayı hiç sevmediği bir ev işi varsa onu biz yapalım.
Parkları temizleyelim.
Huzur evlerini ziyaret edelim. Çiçek götürelim, iltifat edelim, gözleri iyi görmeyenlere kitap okuyalım, hikayelerini dinleyelim. Özellikle gençlik, haylazlık hikayelerini… İnsanlar bilhassa yaşlılar çok sever anıları tazelemeyi.
Sürekli kusur bulup dırdır edip durmayalım. Çok çok çok istediğimiz zamanlarda bile. Kusur bulacağımız, eleştireceğimiz zaman susmak da, o olumsuz nefesi dünyanın havasına salmamak da iyiliktir. Kendimize de, karşımızdakine de, dünyaya da.
Kendimize iyi davranalım. Geçmişte yaptığımız hatalarla barışalım. O deneyimleri, aynı şeyleri yaşayan başkalarına yardım etmek ve anlayış göstermek için kullanalım.
Bazen boş verelim gitsin! Biri olumsuz bir kelam ettiğinde, biri ısrarla üzerimize geldiğinde…
Kapımızın önünü süpürüyorsak, komşumuzun kapısının önündekileri de temizleyelim.
İyi bir şeyler yapalım ve bunları kimseye anlatmayalım… Olgunlaştırıyor böylesi… (Bizim harekette ise ilk etapta paylaşmak gerekebilir. Kendimizi anlatmak yerine, iyiliği hatırlatacak şekilde, detaylara girmeden paylaşılabilir ki iyilik şuurunu ayaklandıralım.)
Merhametli, duygulu, iyiliksever bir çocuk gördüğünüzde ebeveynlerine ne güzel bir evlat yetiştirdiklerini söyleyelim. Bu hem küçüğü hep iyi davranmaya yüreklendirir, hem de ebeveynlerine kendilerini iyi hissettirir.
Başkalarının önünde insanlara iltifat edelim. Nedense bazen insanların önünde yapılan iltifatlar daha bir değerli olur.
Doğum günü olan biri için pasta yapalım.
Kan bağışlayalım.
Güvenlik görevlisine, otobüs, minibüs şoförüne, temizlik hizmetlisine bize verdikleri hizmet için teşekkür edelim. Var olduklarını görelim.
Şikayet etmeyelim. Bu da kendimize iyilik aynı zamanda olumsuz cümlelerin olumsuz enerjilerini atmosfere salmadığımız için dünyaya iyilik. Üstelik şikayet ettikçe geri geri gidiyor var olan güzellikler. Güzellik çirkin yerde durmayacağı için terketmek istiyor o olumsuz yeri ve kişiyi.
Dostlarımız arasında ölümüne olumlu kişi olalım.
Yaşadığımız duruma iyi yönden bakmaya çalışalım.
Bloglara, Twitter’da, Facebook’ta insanlara güzel yorumlar yazalım. Samimiyetsizliğe kaçmadan, gözümüze sahiden güzel görüneni dile getirerek. Bunu alışkanlık haline getirelim ki sosyal medyada var olan olumsuzluğu da kıralım.
Haksızlığa uğrayan kişileri savunalım.
İhtiyacı olan birine yardıma koşalım.
Kalabalık bir otobüste veya metroda insanlara yerimizi verelim.
Görme engellilere kitap okuyalım.
Yalnız olduğunu bildiğimiz yaşlılara, rahatsızlık vermeden ihtiyaçlarını soralım.
İnsanlara karşı güzel zanda bulunalım. Diğer insanlarda sürekli kötülük arayıp durmayalım. Bir kişi geciktiyse ya da hasta olduğunu söyleyip buluşmayı reddettiyse hemen en kötüyü düşünmeyelim. Birinin ilk bakışta göze çarpan hareketi, bir olayın ilk görüntüsü çok sevimsiz, çok olumsuz olsa da perde gerisinde bilmediğimiz nice şeyin olabileceğini düşünerek hemen kötü zanda bulunmayalım, kendimize iyi şeyler düşündürtecek güzel taraflar bulalım.
Unutulmuş bir eşya görürsek onu yetkililere teslim edelim veya sahibini arayalım.
Sevdiklerimize, eşlerimize ne kadar güzel ya da yakışıklı olduklarını söyleyelim.
Bahşiş bırakalım.
Kaybolan insanlara yardımcı olalım. Yolunu kaybetmiş turist mi gördük,hemen ona yardım edelim, bulunduğu yer hakkında biraz da bilgi verelim; ne iyidir ne güzeldir, nerede kazıklanır, nerede güzel yemel bulur, nerede eğlenir, vb…
Kimsenin yapmak istemediği işi yapmayı üstlenelim.
İnsanları bekletmeyin, her yere zamanında gidelim. Bu karşımızdakine ve kendimize saygının işaretidir.
Arabası olmayan birini gideceği yere bırakmayı önerelim.
Yorgun ve bezmiş bir yeni anneye veya babaya, bebeğe bir süre bakıcılık yapmayı önerelim. Hakikaten çok büyük bir iyilik bu daJ.
İş arkadaşlarımıza yaptıkları için veya bazı şeyleri önceden düşünebildiği için veya beraber çalışması eğlenceli biri olduğu için teşekkür edelim.
Kıyafetlerimizi ve kitaplarımızı bağışlayalım.
Havaalanlarına biraz erken gidip ihtiyacı olan, yol yordam bilmeyen, çekinen yaşlılara yardım edelim.
Yolda gördüğümüz insanlara içimizden dualar edelim. Yaşlıysa, hastaysa, üzgün görünüyorsa..
Arkadaşımızın çocuğunun doğumgününe, okuma bayramına, gösterisine katılalım.
Bir çocuk için eğlenceli bir kostüm hazırlayalım.
İhtiyaç sahibi, yetim, sığınmacı çocukları giydirelim.
Dua edelim. Başkaları için iyi dileklerde, temennilerde bulunalım. Bilhassa onların yanımızda olmadığı zamanlarda bunu yapalım. İyiliği yapıp kaçmak gibidir bu da.
Bir kedi ya da köpeği sevelim. Sevgide ortaya çıkacak büyük enerjiyi düşünelim.
Okuma-yazma eğitimleri verelim.
Arkadaşlarımızın, akrabalarımızın çocuklarıyla Skype’laşın veya FaceTime yapın. Özellikle yurt dışında olanlarla, ya da evden veya kapalı mekandan çıkamayacak olanlarla… (Çocuklar böyle şeylerde çok eğleniyor, yaptıkları resimleri falan göstermelerine izin verin.)
Dedikodudan kaçınalım. Son derece kirli bir enerjisi vardır dedikodunun. Zaten bu esnada veya sonrasında kendimizi azıcık dinlersek hissederiz bunu. Etrafa olumsuzluk yaymaya gerek yok.
Dedikoduya maruz kalırsak, dedfikodusu yapılanın hemen bir olumlu tarafını söyleyelim. Bu hem iştahlı dedikoducuların önünü keser, hem de iyi tarafı hatırlatarak o kişiye karşı insancıl duyguların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Hava değişir kısaca.
Boyacıya, elektrikçiye, tamirciye su veya çay servisi yapalım.
Arkadaşımızın sanat sergisine, gösterisine, stadına
Haberi yayalım. Eğer iç mekan dekorasyonu yapan, bir şeyler tasarlayan, iyi bakıcılık yapan, kısaca işini iyi yapan birilerini tanıyorsak bunu diğer arkadaşlarımıza anlatalım. Diğerleri de bilsin. Referans olalım. Çünkü bir kapı diğerini açar.
İnsanları bizimle bir şeyler yapmaya davet edelim. (Yemek yemek, gezmek, sinemaya gitmek
Evimize misafir davet edelim. Misafirden yorulmanın huzurlu lezzetine varalım.
Doğru düzgün park edelim.
Yazmayı düşündüğümüz o şikayet mektubundan vazgeçelim.
Semte yeni taşınan kişiyle takılalım, ona önemli yerleri gösterip, yardımcı olalım.
İnsanların bulması için kaldırıma bozuk paralar bırakalım. Özellikle ihtiyaç sahiplerinin olduğu yerlere.
Huysuz veya yaramaz çocukla yolculuk yapan ebeveynlere karşı anlayışlı olalım. Belki çocukların dikkatlerini dağıtmayı veya onları eğlendirmeyi deneyebiliriz.
İş için yanımıza atıştırmalık bir şeyler alıyorsak fazladan alalım ve arkadaşlarımıza verelim.
Oturduğumuz mekandan kalkarken okuduğumuz gazeteyi, dergiyi masada bırakalım.
Okuduğumuz kitapları parklarda, kafelerde bırakalım. Özellikle gençlerin olduğu yerlere.
Sevdiğimiz kitaplardan alıp kitapları parklarda, kafelerde bırakalım.
Bir arkadaşımızın yazmış olduğu kitabını parklarda, kafelerde bırakalım.
İnsanların evlerine gittiğimizde ev dekorasyonunun sevdiğimiz taraflarını övelim.
Katılın! Bir etkinlik,nikah, parti, mevlüd ya da davet veren insanlar kimsenin gelmeyebileceği üzerine endişelenirler, o yüzden katılalım!
Zamanında cevap yazalım. Sadece “Mailini/mesajını aldım, en kısa zamanda cevap vereceğim” yazsak bile yeter. İnsanlar görmezden gelinmediklerini bilmeye ihtiyaç duyarlar.
İnsanlara yanlış umut vermeyelim, onları bekletmeyelim. Bir kişinin önerdiği şeyi yapmak istemiyorsak, söyleyelim olsun bitsin.
Arkadaşlarımıza, sevdiklerimize, eşimize, çocuklarımıza ya da yiğenlerimize sevdikleri şarkılardan oluşan bir liste yapın. (CD, Youtube, Spotify, vb…)
Bir kişiye sürpriz kitap postalayalım.
Toplu ulaşımda nazik olalım.
Birinin yaşam hikayesini dinleyelim. Evet, HEPSİNİ.İnsanlar kendilerine dair şeyleri, anıları anlatmaya bayılırlar.
Kötü tavırlarımızı içimizde tutalım.
Diğer insanlar için mutlu olalım.
İnsanlar bize güzel haberler verdiğinde çok heyecanlanalım!
İstenmediği takdirde hemen araya girip tavsiye / akıl / öğüt vermeyelim. Başkalarına güvenelim, herkesin kendi hayatını kendi kendine idare ettirebilecek kapasitesi olduğuna inanalım.
Kendi işinize bakalım.
Kendi çıkarımızı düşünmeden insanlara yardım edelim.
Bir iş olanağı gördüğümüzde iş arayan arkadaşımıza haber verelim.
Zamanında ödül almış, başarılara imza atmış, yarışmada birinci olmuş bir arkadaşımız mı var? Başkalarına bunu söyleyelim! Çünkü o söylerse övünmek gibi gözüküyor, o yüzden pek söylemiyor.
Kayınpeder ve kayınvalidemizi arayalım, hallerini hatırlarını soralım.
Başkalarıyla bilgilerimizi, bildiklerimizi paylaşalım.Bilgiyi paylaşırsak hem çoğalır, hem çoğaltırız. Paylaşmazsak bilgi de biz de güdük kalırız.
Hayatımızı değiştiren bir şey mi öğrendik / okuduk / yaşadık? Başkalarına da anlatalım, onlara da ilham olsun.
İyiliği yayalım! Dünyada iyiliği yayma misyonumuz olduğunu başkalarına da anlatalım, belki onlar da aynısını yapmak ister!


Çok güzel şeyler olacağına inanıyorum ben .Sevgili Mümine (Deli Anne) ,hepimizi derin uykumuzdan uyandırdı.Uzun zamandır vicdanım ve yüreğim dünyada yaşanan bunca kötülüğü kaldıramaz olmuştu .Kaybolmuş olan ben ,kendimi buldum.Başka çarpıyor yüreğim ,umut var ya çok başka bişey.Konuyla ilgili detaylı bilgiyi BURDAN  edinebirsiniz . Aramıza katılmak isteyenlere kapımız sonuna kadar açık .Hadi gel sende" Damladaki Okyanus ol" !!!

Liste uzun ,okumamazlık yapmayın lütfen,okudukça göreceksiniz nasıl değişebilir dünya !!!

17 Eylül 2015 Perşembe

Bir perşembe günü

2

Yoldan çiçek topladım...
4

Kahve içtim...

3

8
Mutfağı toparladım...
6

Oğlanların odasını düzenledim...
7
Buntinglerle duvara biraz hareket kattım...
10

Konserve kutusunu atmadım ,tığlık yaptım...
Ve yine bir gün daha ,sona ermek üzere...Bugün de böyle işte.

16 Nisan 2015 Perşembe

Ordan burdan...

Nasıl mutluyum,hava sıcacık,kır çiçekleri açmış,böcekler uçuşuyor,kara sinekler bile sevimli geliyor gözüme.Doğa bir telaş içinde sanki,geç kaldı ya bahar.Bir an önce gelsin diye ,güneş resmen yakıyor.Uzun zamandır ,kendimi bu kadar iyi hissetmemiştim.
Tchibo ile "Keyifle Tasarlamaya" devam ediyorum.Detaylı bilgiler burda...
Dün saydım ,bant cenneti olmuş ev :)) ama çok ta severim ki...
Artık bahar yetmiyor bana,yaz gelmeli,Ege'ye gitmeli,denize girmeli ,bi de karpuz istiyor canım.Şöyle sulu sulu...Ah insan oğlu hep hayallerle yaşıyor.
Güzel olsun gününüz...

10 Nisan 2015 Cuma

Mutlu haftasonu !!!

Küçük şeylerle mutlu olabilmek ne güzel.Çimenlerin arasında saklanan bu mor çiçekçik gibi mesela..Kumaşçıdan alınan iki kuruşluk kumaşla,arkadaştan gelen minik tavşancıklarla...ve şükürler olsun ki ben bu küçücük şeylerde mutluluğu bulabiliyorum...
 Hayırlı bir cuma ve mutlu bir haftasonu dilerim !

30 Mart 2015 Pazartesi

Bi ses vereyim dedim...

Selam .Cumartesi gününden beri küçük oğlanım ateşli,hiç ateşini düşüremiyoruz,düşse bile 1-2 saat sonra yine 38.8-39.5'lara tekrar çıkıyor.İlk iki gün yediğini de çıkardı . Nerdeyse sadece suyla ,biraz muz ve azcık çorbayla duruyor ayakta.Gerçi baygın gibi yatıyor yavru kuşum.Tabii ben iki gün muhtemelen iki saat uykuyla duruyorum.Kafamın içinde ziller çalıyor resmen .Viral enfeksiyonlar bu sene pek sevimsiz.Umarım bugün biraz toparlanır ,tabii ateş terk ederse bedenimizi.Mutlu olsun diye ayıcıklı ekmek hazırladım onu da yemedi,ananeden krep istedi,yarım krepçik yedi işte.Aman buna da şükür.Hasta olmasın yavrular.Olunca çiçek gibi hemencicik soluyorlar.
Güzel bir hafta diliyorum!

8 Mart 2015 Pazar

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Tüm zorluklara rağmen bu toplumda,bu ülkede,bu dünyada kadın olmak çok güç olsa da aslında ,kadın olmak harika bir duygu.Günümüz kutlu olsun !!!

1 Mart 2015 Pazar

Hoş geldin Mart !!!(Chestita Baba Marta)

 Hoş geldin Mart ayı!!! Baharın başlangıç ayı,kırmızı ve beyazın evlerimize getirdiği neşe,umut ve dileklerin ayı.Kim ne derse desin ben mart geldi mi,bahar geldi gözüyle bakarım.
1 Mart benim için çok başka şeyler de ifade ediyor aslında,daha önce bu yazımda anlatmıştım kırmızı-beyazın hikayesini.Bu geleneği her sene keyifle sürdürüyorum ve sürdüreceğim.Umut ne güzel bişey ,umut varsa hayat güzel.
 Burda bu süslerden(adı marteniçka) satılmadığı için her sene kendim yaparım.Bu sene en bilindik, en sevdiğim formda olanından yaptım.Bileğimize takmak için de hazırladım.Şimdi göçmen kuşlarını bekleyeceğim.
Bereketli,huzurlu,sağlıkla dolu bir bahar diliyorum hepinize ve bütün dileklerimiz gerçekleşsin inşallah.
Chestita Baba Marta mili priyateli!!!

23 Şubat 2015 Pazartesi

Yeni haftaya merhaba

Yeni haftaya merhaba.Dilerim çok güzel geçer.Baharın yakında geleceğini bilmek içimi ısıtıyor...Umut ne güzel bişey...
Battaniyem bitti,ipim de aynı zamanda bitti.Bugün bu yağmurda ,sırf alabilmek için çarşıya çıktım.Maalesef sadece iki tane buldum.İpim ihraç fazlası olduğu için başka yerde yok,çünkü markası bile yok.Adam formalite etiket koymuş(zaten bu sebeple ipinizin markası ne diyenlere cevap veremiyorum).Neyse ki hafta sonu getirecekmiş.O zaman alırım ,bu arada da biraz dinlenirim,çünkü ciddi şekilde yine bileklerim ağrıyor ve kenarlara ne yapacağıma dair araştırma yaparım.Sanırım karar vermek zor olacak  :)

19 Şubat 2015 Perşembe

Kar tatili dediğin

Ne güzel kar yağdı bu sefer.Hava bugün düne göre çok daha yumuşak.Madem kar tatilindeyiz bizde bir kardan adam yapalım dedik.Zeytin gözlü,havuç burunlu  şapşık bişey yapabildik.


Kar tatili dediğin anne pizzası demek.Bunu tatillerde hep yapıyoruz.
İnstagramda arkadaşımın hesabında ,hasır ipten iki şişle bişeyler yaptığını görünce, hemen bir deneme yaptım.Pek güzel duruyor.
Mimozaları severmisiniz?Ben bayılırım.Mis gibi de kokuyor.
 Dün toplamadığım sümbülleri bugün topladım.Resmen odayı kokuttular.Çiçek mutluluk veren bişey bu kesin.
Neydi sloganımız :"valiye selam,tatile devam"

18 Şubat 2015 Çarşamba

İsyanım var bugün


Sabah uyandığımızda her yer bembeyaz olmuş, gece biz uyurken.Evet seyretmesi çok güzel ama karın bir de çile halleri var.Servis bir saat gecikmeyle geldi.Artık kaç saatte gitti onu bilemiyorum.Esas olay gece ne olucak,dönüşte.Bugün Bursada okulları tatil etmeyen büyüklerimizi yanaklarından öpmemi beklemeyin.Hayır başka zaman kar yağışı uyarısında okullar tatil edilirken bugün bu kadar kar varken niye etmezsiniz işte isyanım buna.
İsyanım bu ülkede kar topu oynarken,camına top geldi diye,bir insanı bıçakla ulu orta öldüren esnafa.İsyanım  bu canilerin hak ettikleri cezaları almamalarına.İsyanım karısını sokakta herkesin ortasında döven ve buna hiç ses çıkarmayan vatandaşlara.İsyanım bunlara alkış yapanlara, destekleyenlere.İsyanım insan ayırımı yapanlara,isyanım dini herşeye alet edenlere.Oysa ne güzel dinimiz var bizim,temeli sevgi saygı olan...

Bugün proje yok üzgünüm,isyan var...
P.S.-Keşke dün bahçedeki sümbülleri toplasaymışım :(

18 Ocak 2015 Pazar

Pazar post'u

 Selam blogum.Dün öyle çok üşüdüm ki.Aklıma gelen tek şey sıcak su torbası ile ısınmak.Baktım torbamın kazağa yok,hemen örmeye koyuldum.
 Elimde ne ip varsa değerlendireyim dedim,Renkliler "Ören bayan -Dora",kenarlar için de toptancıdan aldığım yün iplerden kullandım.Biter bitmez paylaşırım.

Kendimi iyi hissetseydim apple crumble(elmalı kırıntı)yapıcaktım .Crumble'i yapmadım ama süslerini yaptım :)Belki arkadan o da gelir.
Nur topu gibi grip virüsümüz var.İçim dışım ıhlamur olsa da devam.Bu sefer yatmiycam.
Sağlıcakla kalın ,güneşe aldanmayın benim gibi !

16 Ocak 2015 Cuma

İzninizle içimi dökeceğim...

Selam bugün blogta yazı yazmayı düşünmüyordum ama canım öyle sıkıldı kı,içime atacağıma bloguma atayım rahatlayim dedim.İnstagram hesabımı takip eden arkadaşlar bilir belki,başka bir arkadaşımla çekiliş düzenlemiştik.Katılımın son tarihini 15 ocak 24:00 kadar belirlemiştik.Kazananı ertesi gün açıklayacağımızı da söylemiştik ama sabah yedi de - öğlen birde falan demedik.Bir çekilişi anında sonuçlandırmak çok kolay değil,482 kişilik bir katılım vardı.Tabii hepsi tek tek listeye alındı ,sonra çekiliş yapıldı ve anca öğlen paylaşabildik.Vah ben insanların duygularıyla oynamışım, vah böyle vah şöyle.Pardon nasıl yaptım bunu acaba .Keşke insanın ağzından kötü bir söz çıkmadan önce iki defa düşünse.Bir de beni bloglamış.Çok moda bu ara bu iş.Bende biliyorum ki bloglamayı. Bak gördün mü ,içimi döktüm rahatladım.Boza mı da içtim,şekerimi de yükselttim.İnsan nasıl gözle bakarsa öyle görürmüş.
Bugün bir umut istediğim bottan bulurmuyum diye epey dolandım,bulamadım.Bir t-şört aldım geldim.Hiç bişey bırakmamış alış-veriş canavarları :))
Bugün de böyle ...

Mutlu bir hafta sonu dilerim !

12 Ocak 2015 Pazartesi

Ordan burdan

 Bugün tamamdır kar eridi,hayat normale döndü derken,yağan yağmurun arkasında meğer kar gizliymiş.Film izlerken dağılmışım,camdan dışarı baktığımda şaşkına döndüm.Lapa lapa kar yağıyor ve her yer bembeyaz olmuş.Gördün mü bak gene döndü kara kış.Kara kış dönsün dursun,camda epeydir kontrol etmediğim çiçekçiklerim güzelleşmiş,hatta orkidem tomurcuklanmış.Succulentler çok ilgi ve su istemiyor diye onlarla ilgilenmiyorum ve sanırım doğru yoldayım.Öldü gözüyle baktığım Bodrum succucuğum maşallah bi güzel olmuş.

 Çok beğenilen çerçevelerden yine buldum ve yine çok indirimliydi,haberdar edeyim dedim.(Madame Coco). Çarpı işi yapmak için sabırsızlanıyorum.
Dünkü tatlılar bir gün dolapta bekleyince daha da güzel oluyor.Ben şimdi örgümü alıp peteğin yakınında kıvrılıp, karlı manzaranın tadını çıkarıcam.Kar işkenceye dönüşmese bu sefer.
Sağlıcakla kalın !

7 Ocak 2015 Çarşamba

Lütfen sokak hayvanlarını unutmayalım!!!

Aslında bir günde iki post pek yaptığım bişey değil ama dışarı çıkıp bahçedeki kedileri besledikten sonra kesinlikle belki birazcık ta olsa sesimi duyurabilirim diye düşünüp bu postu yazıyorum.Hava çok soğuk,dereceler eksinin altında,biz sıcacık evlerimizdeyiz ama sokak hayvanları bu karda bırakın sıcacık yeri, yemek bile bulamiyorlar.Yapılacak basit şeyler var.Evde artan yemekleri veya evde ne pişiyorsa bir kase ayırmak ,içine ekmek doğrayabilirsiniz ,olmadı yumurta bile kırsanız yiyiyorlar.Ben evdeki tonbalıklı konserveye bolca ekmek doğradım,nasıl yediler anlatamam.Kalan mercimek yemeğini de ayni şekilde yaptım ,bayıldılar.Başka seçenekleri yok çünkü.Gece çok soğuk olacak ,boş kartonları kuytu yerlere koyup kedileri oraya da toplayabilirsiniz.Öyle üşümüşler ki,içim parçalandı.
 Minik ayak izleri kuşlara ait.Onları da unutmayalım.Kuru ekmekleri kırıntılayıp,cam pervazlarına ve ağaçların altlarına koyarsak onlar da karınlarını doyurur belki.
Dilerim bu soğuklar çabuk geçer...
Söz bu son post.Sıcacık kalın !!!

8 Ocak 2014 Çarşamba

Bu ara ben


Bol bol bişeyler bişeyler üretiyorum...

Bol bol yiyiyorum :(((

Bol bol geziyorum...
Kuzularımla gururlanıyorum❤❤❤❤

Bi de yarışmaya katıldım öylesine işte...
Bizde durum bu şimdi spora kaçıyorum ,bugün step ve oriyental var,göbek atıp stres atıcim:)))
Mutlu bir çarşamba olsun herkes için !!!