23 Nisan 2015 Perşembe

23 Nisan neşe doluyor insan....

Ne güzel ,ne anlamlı  bir bayramımız var."Çocuk Bayramı" dünyanın başka yerinde kutlanır mı acaba.Ulu Önderimiz M . K . Atatürk'ün  çocuklarımıza armağan ettiği bu güzel bayramın kıymetini bilmeli.Bütün çocuklar çok kıymetlidir çünkü,çiçektir,neşedir,hayatın anlamıdır,ülkemizin geleceğidir.Ne yazık ki bir yerlerde ,küçücük yaşta çocuklarını hala evlendiren anneler babalar var.Benim yüreğimi en çok acıtan konulardan biri budur.Çocuklar çocukluğunu yaşasın,küçücük yaşta gelin olmasın,anne olamasın,oyuncak bebeklerle oynasın.Zaten öyle çabuk büyüyorlar ki...
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramımız kutlu mutlu olsun !!!

Çiçekler bizim bahçeden,bu sene ilk defa inci çiçeğimiz açtı,ah ne güzel çiçektir ,hele kokusu,fakat çok zehirliymiş.
Çiçekleri sevin,hayvanları sevin,çocukları sevin ,insanları sevin ama en çok kendinizi sevin...
Hayırlı Kandiller ve güzel bir perşembe olsun !

22 Nisan 2015 Çarşamba

Çarşamba projesi-Örgü Bayraklar(Crochet Bunting)

Örmeyi çok özledim,maalesef kolumun ağrısı hala geçmedi ve muhtemelen bana yine fizik tedavisi yolları göründü.Dün sırf bu isteğimi tatmin etmek için,ağrıyı pas geçip ,bu buntingleri ördüm.Oh ,rahatladım doğrusu ama bugün yine kolum askıda :(
Yapılışı çok kolay "granny square" gibi fakat üç köşeli yapıyoruz.Ben 5 zincirle başladım.Sonra zinciri kapatıp içine 3 tane 3'lü trabzan ve aralarına 3 zincirden oluşan aralarla ilk sırayı yaptım.İkinci sırada her yuvaya trabzan yapıyoruz,köşelere 3 trabzan,3 zincir ve gene 3 trabzan yapıp devam ediyoruz.Ben toplam 4 sıra yaptım,siz büyüklüğü ne kadar olsun isterseniz o kadar sıra yapabilirsiniz.En son sırada da kenar yaptım,yani bir yuvaya 3 trabzan ,sonra sıradaki yuvaya sık iğne ve tekrar tarif ettiğim gibi.Bitince aralarına ip geçirdim ve bu şekilde tutturmuş oldum.
İp olarak "Alize -Diva" kullandım.Tığ numaram silinmiş ama sanırım 1,5 mm.veya 1,8 mm olabilir.Yani çok kalın bir tığ bu ince ipte güzel sonuç vermiyor.

Duvara da çok yakıştı...
Bugünkü proje böyle.İnsan hobileriyle mutlu oluyorsa,onlardan uzaklaştığında ,tıpkı benim gibi birazcık mutsuz günler geçiriyor olabilir.Sanırım örgü ile uğraşan herkesin ortak derdi :))
Sağlıcakla kalın !!!

20 Nisan 2015 Pazartesi

Siyah & Beyaz diy'sal hareketler

Ne zamandır bu vazoyu gözüme dikmiştim.Geçende sarıya boyadım,hoşuma gitmedi tonu.Bugün yine gözüme battı.Aldım boyaları ,kararttım gözümü ve işte siyah&beyaz bir vazom oldu.Çok uğraştırdı yalnız.İki kat attım anca kapattı.Kağıt bandı sökerken siyah boyanın kenarları tekrar kalktı ,bende çareyi kenarlarına siyah ince bant çekmekle buldum.Neticede görüntü olarak gayet hoş bir şey çıktı ortaya .Daha önce de fotoğraftaki saksıyı  boyamıştım bu şekilde.
 Boya olarak Martha Stewart'ın "Chalboard" siyah tahta boyasını kullandım,Beyaz katı da "Cadence" cam boyası ile attım.
Siyah &Beyaz kasenin boya  macerası burda tık tık...
İki ürün de İkea'nın ürünü.Zaten maşallah "İkea evimizin herşeyi",canım benim :))
Biz de durumlar böyle.Güzel bir pazartesi dilemek için geç kalmış olabilirim,o halde haftanız mutlu geçsin !

17 Nisan 2015 Cuma

Kakaolu çatlak kurabiye tarifi

Sizde de öyle midir bilmem ama benim adamlar her gün yemek siparişi verir bana.Anne bana şunu yap,anne bana mantı yap,anne nohut yap ve tabii ki tatlı istekleri var. Berocuk kaç gündür  siyah kurabiye istiyor yavrum.Kıyamadım yaptım bugün ve ne yazık ki yapınca ben de dayanamayıp bir tanecik de olsa tadına bakıyorum.Eh şu kilolar :(
Tarifi dün yeni keşfettiğim bir blogtan aldım.Tarifleri güzel geldi gözüme .Yanılmamışım da.Biraz şekeri fazla geldi,çay bardağı ile tarif etmiş ,sanırım benimkiler büyük,bir daha ki sefere küçük çay bardağı ile ölçmeyi düşünüyorum.Tarife burdan ulaşabilirsiniz.
Keyifli bir haftasonu dilerim!
Bir günde iki post ,abarttım mı ne :)

Cuma projesi-ponpon'lu dallar yapımı

Ne zamandır aklımda olan bir projeydi bu.Dün bir kaç dal koparıp yaptım.Aslında çok basit bir şey.Biliyorum hepiniz bir şekilde görmüş veya Pinterest'te yapılacaklar listesine eklemişinizdir.Ben eklemekten ziyade ,orada görüp ,beğendiklerimi boş kaldıkça yapmaya çalışıyorum.Ben tasarladım,ben yaptım diye bir iddiam yok.Genelde belirtiyorum,içiniz rahat olsun.Bunu da niye söylüyorum,bir takım insanlar devamlı şurda gördüm,bur da gördüm,bu yapmış, şu yapmış diye devamlı bıdı bıdı ediyorlar.Zaten hepimiz bir şekilde , bir yerden esinleniyoruz.Önemli olan yapmak değil mi ?!?
Ponpon yapmanın bir çok şekli var,hatta aparatları bile var,ben genelde çocukluğumda yaptığım şekilde yapmayı tercih ediyorum.Çok hızlı ve gayet başarılı oluyor.Önce parmaklarıma bolca ip sarıyorum,sonra tam ortasından sıkıca bağlıyorum.Kenarlarını kesiyorum ve sonra makasla güzelce ,yuvarlak şekil alıncaya kadar kırpıyorum.Ponpon bitince silikon tabancasıyla dallara tutturuyorum.Rengarenk dallar düşünün ,çok güzel olacaklar.Ben bunları hediye paketinde kullanıcam.
Hayırlı ve keyifli  bir cuma diliyorum!

16 Nisan 2015 Perşembe

Ordan burdan...

Nasıl mutluyum,hava sıcacık,kır çiçekleri açmış,böcekler uçuşuyor,kara sinekler bile sevimli geliyor gözüme.Doğa bir telaş içinde sanki,geç kaldı ya bahar.Bir an önce gelsin diye ,güneş resmen yakıyor.Uzun zamandır ,kendimi bu kadar iyi hissetmemiştim.
Tchibo ile "Keyifle Tasarlamaya" devam ediyorum.Detaylı bilgiler burda...
Dün saydım ,bant cenneti olmuş ev :)) ama çok ta severim ki...
Artık bahar yetmiyor bana,yaz gelmeli,Ege'ye gitmeli,denize girmeli ,bi de karpuz istiyor canım.Şöyle sulu sulu...Ah insan oğlu hep hayallerle yaşıyor.
Güzel olsun gününüz...

14 Nisan 2015 Salı

Mudurnu gezimizden notlar

Mudurnu Bolu'nun bir ilçesidir ve eski Türk evleri bakımından önemli bir özelliğe sahiptir. Yeşilin hakim olduğu ilçede bulunan 165 adet ev ve 8 Cami, çeşme ve hamam olmak üzere toplam 173 adet mimari değeri yüksek yapı nedeniyle "Kentsel Sit Alanı" ilan edilmiştir.Bunlar Vikipedi'den aldığım bilgiler.Gelelim kendi izlenimlerime. Abant'a gitmişken tavsiye üzerine Mudurnu'ya gitmeye karar verdik.Abant yolunun devamında bulunan Mudurnu'ya ulaşmak için,devamlı yağan karlardan dolayı birazcık bozuk  ve dar  yollardan geçmek zorunda kaldık.
Buranın en büyük özelliği ,Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan evler ve konaklar.Bir çok ev restore edilmiş ve yeni yapılan evler aynı tarzda yapılıp boyanmış.Özetle Mudurnu  küçücük,şirin ,çoğunlukla yaşlıların yaşadığı bir yer.
Yollar daracık Arnavut kaldırımı ...
Burda genelde babadan kalma meslekler ve onlara ait  dükkanlarda hala sürdürülmektedir.Sanırım bu da burayı özel yapan şeylerden biridir.Bu dükkan da onlardan biri...
Çarşıda o eski hava kesinlikle bozulmamış.Tabelar hep eski zamanlardan kalma.
Eski türk filmlerinde ki gibi.
Eski olan her şey gün geçtikçe daha da kıymetli oluyor benim için.Sanırım şimdiki modern çağı insanı değilim ben.Hep daha sakin,daha yeşil ve doğa ile iç içe bir hayata hasretim ve belki de bu sebeple bu tür yerler bana iyi geliyor.Bilirim ki bir çok insan buralara burun kıvırır ama tabii ki zevkler ve renkler tartışılmaz.Zaten bunları paylaşmamın sebebi anılarımı kayıt altına almak.



Burası dedesinin dedesinin dedesinden kalma bir demirci dükkanı.Sahibi güler yüzlü ,misafirperver bir amca.Girer girmez bize çay ısmarladı,oturttu sonra da deponun kapılarını açtı görelim diye.Dükkan 4 kuşaktır ayakta ve orjinalliği hiç bozulmamış .
Bu eşyaların çoğu çok eski antika değerinde.
Şu kumaş mumluklardan almadığım için çok pişmanım :(
Saat kulesi İlçenin tepesinde bulunmakta.Biraz nefeslenerek çıktık tepeye ama o kuş bakışı manzaraya değdi.Yemek konusunda bir tavsiye veremeyeceğim,çünkü karnımız toktu.Çok vaktimiz olmadığı için ve pazar olduğu için konakların içlerini de göremedik.Belki başka bir sefere :)
Bir saatlik turdan sonra dönüş modun'a geçtik.Eğer Bolu'ya yolunuz düşerse ve eskileri seviyorsanız ziyaret edin derim.Biz karı koca seviyoruz görmediğimiz yerleri ziyaret etmeyi.Diyeceklerim bu kadar.
Sırada Kapadokya var.Attım evrene mesajı mı? Kocam duyuyor musun :)) ?!?


Kese kağıdıyla kukla yapımı

Oldum olası kağıtla bir şeyler yapmaya bayılırım.Dün gece Tchibo'nu "Keyifle Tasarla " yarışması için oğlancıkların da onayı ,katkısı diyemeyeceğim ,bunları yaptım.Birinin ödevleri çoktu,diğerinin almanca sınavı var diye anneleri bir başına yaptı.Zaten ben onlardan meraklıyım,maalesef şimdiki çocuklar varsa yoksa internet.İyi ki çok sıkı kuralları olan bir anneyim,hafta içi her şey yasak bizde.
Yapımı çok kolay sadece renkli karton,kalemler ve yapıştırıcı gerekiyor.Gerisi biraz hayal gücü.Biz bunları daha önce Artzooka'da görmüştük.Çok sevdiğimiz bir kendin yap programı.Bayılıyoruz ailecek.Ben karton olarak Tchibo'nun renkli kartonlarını kullandım.Ebat olarak "A4 "kağıdı gibiler.
Bir yeşil canavar...
Şapşik bir baykuş....
ve gri bir robot yaptım...
Gelelim yapım aşamasına:
1. Kağıdı şekilde görüldüğü gibi katlıyoruz,daha sonra kenarlarını yapıştırıyoruz,yani bir dikdörtgen oluşturuyoruz.
2. Burada kese kağıdının dibini oluşturmak için fotoğrafta görüldüğü gibi katlıyoruz.Yapışık yerlerin arkada kalması gerekiyor.
3. Kıvırdığımız kısımları üçgen oluşacak şekilde açıyoruz.
4.ve 5. Bu sefer karşılıklı gelen üçları üçgen şeklinde kıvırıyoruz.
6. Kıvırdığımız üçları yapıştırıyoruz ve bu şekilde kese kağıdının dibini oluşturmuş oluyoruz.
7. Renkli kartonlarla kanat ve ayakları kesiyoruz,keçeli kalemle tüyleri çiziyoruz,beyaz kartonla göz kesip ,iç noktalarını siyaha boyuyoruz.
8. Burada parçaları yapıştırıp ,  ayrıntıları yapıp tamamlıyoruz.
9. İşte baykuşumuz hazır.Bu metodla bir çok şey yapabilirsiniz.Önemli olan keseyi yapmak.
Sanırım anlatmayı başarmışımdır.Haydi şimdi sıra sizde.Yavrularınızla hem kaliteli hem de keyifli saatler geçirebilirsiniz,hem de Tchibo'nun düzenlediği "Keyifle Tasarla"(TIK TIK...) yarışmasının 150 TL.'lik hediye çekinin sahibi siz olabilirsiniz.
Kolay gelsin !!!

13 Nisan 2015 Pazartesi

Tchibo ile "Keyifle Tasarla"

Tchibo'nun "Keyifle Tasarla" teması benim ve benim gibi hobiseverler için şahane bir fırsat.Ayrıca Tchibo'nun çocuklarımız için hazırladığı keyifli ve yaratıcı bir 23 nisan projesi var.Yaratıcılığımızı kullanarak "Keyifle Tasarla " koleksiyonundan aldığımız ürünleri kullanarak,ister kendimiz ister çocuklarımızla birlikte 23 Nisan coşkusunu ortaya koyacağımız ürünlerimizi İnstagram hesabımızda #tchiboiletasarlıyoruz hashtag'i  ile paylaşıp,22 nisanda tüm Tchibo mağazalarında bulabileceğimiz"Rengarenk Çocuk Modası"koleksiyonundan 150 TL.'lik alış-veriş çeki kazanacak 10 kişiden biri siz de olabilirsiniz.Küçük bir ayrıntı son katılım tarihi 20 nisan günü. şimdiden kolaylıklar diliyorum.Tema kaçırılmiycak kadar güzel.
Bir bant delisi olarak bunlara bayıldım...
Hiç bu kadar sevimli keçeli kalem gördünüz mü.Oğlum kesinlikle oyuncak olarak kullanacaktır :)

Bu da ikinci Tchibo stamp setim.Daha önce aldığım hep minik figürlerden oluşuyordu,bu setin içindeki stamplar tam aradığım cinsten.O sebeple çok sevdim.
Handmade-With LOVE
Vee bu bunting bayraklara bayıldım.Artık bizim de "Happy Birthday" bayraklarımız var.İçinde ayrıca kurdela ve yapışkan bant var.

Bu "Cutting Mashine"(kesme makinası) ve yuvarlak kesici çok kullanışlı birşey.Kağıtlar da bir şahane ,akşama yavrular gelince bişeyler yapmalı....Bu güzel ürünler için teşekkürler Tchibo.

Ayrıca bu haftanın temasını incelemek için "Tchibo"nun resmi sayfasını tıklayabilirsiniz ve İnstagram hesabını- @tchiboturkiye 'yi takip ederseniz güncel paylaşımları ve bilgileri daha rahat takip edebilirsiniz.
 Bol şans diliyorum katılacak olan arkadaşlara !!!

Bolu-Abant-Gölcük gezimiz

Merhaba.Önceden planladığımız Bolu Abant tatilini ,hafta boyunca yağan kardan dolayı,haftasonu epey tereddütle gittik.İyi ki gitmişiz,iyi ki iptal etmemişiz.Kar mevsiminde burayı görmek kesinlikle başka bir keyif.Yollar açıktı,kar vardı evet ama bir engel olmadı.Bolu Bursa'dan çok uzak bir mesafede değil,niye daha önce gitmedik diye epey söylendik.
Gelelim yol maceramıza.Önce Boluyu ziyaret ettik.Biraz çarşıyı gezdikten ve yemek yedikten sonra ,Gölcük gölünün bulunduğu yere yol aldık.Bolu da ne yediniz derseniz,biraz hayal kırıklığına uğradık.Mengenli ustaların yaptığı yemekleri tatmayı çok hayal ettik ama öyle bir ortam yok.Oraya has kızılcıklı tarhana çorbası,keş peynirli ve cevizli ev eriştesi deneme şansımız oldu gayet başarılı buldum.Yine oraya has patatesli ekmeği de beğendik.Ayrıca Bolu çikolataları da gayet lezzetliydi.Çok tavsiye edilen gözlemelerin tadına bakamadık,artık bir sonraki sefere bıraktık.


Üstte gördüğünüz ilk resim Gölcük gölüne ait.İnanılmaz güzel bir yer.Hatta" Abant" gölünden daha da çok beğendik.
Göl çok büyük değil ,çevresini yürüyerek dolaştık.Kar olmasaydı bisiklet kiralayacaktık.Öyle turlamak çok güzel olurdu.artık bahara.Ayrıca bir sürü piknik yeri ve oturma yerleri yapılmış.Çok beğendik.Hazır sabit mangallar bile vardı.Lütfen Uludağ'a da biraz bu tarz çalışmalar yapın sevgili Bursa Büyük Şehir Belediyesi.Doğru düzgün çöp konteynırları bile yok.
Hava soğuktu ,güneş açınca biraz ısıntıyordu ama genel olarak buz gibiydi.Neyse ki hazırlıklı giyinmiştik,yün kazaklar ve kat kat giysilerle üşümedik.
Şu manzaranın güzelliğine bakarmısınız.Masal gibi.Oradaki ev de belediye'ye ait sanırım,çünkü bayrak ve tabela vardı.Tabii normal bir vatandaşın orada kalma şansı yok.Olsaydı keşke.Kar yağarken  camdan bakmak ne keyifli olurdu.Isılar sıfırın altına düşünce göller donuyormuş.
Kırılan ağaçları kesmeyip üzerlerine böyle şirin çalışmalar yapmışlar.Tebrik ederim...Çevreye verilen saygıdan dolayı.

Doyamadım fotoğraf çekmeye.
Ve gelelim "Abant" gölüne.Gölcük gezisinden sonra Abant'a yol aldık.Yaklaşık bir saatte vardık.Abant Bolu'dan önce bulunuyor ,o sebeple  geri dönüp , biraz dönemeçli ve bozuk bir yoldan ilerledik.Biz "Büyük Abant"otelinde kaldık.Otel göle sıfır mesafede.Gayet güzel bir otelmiş.yemekleri,temizliği ,odaların sıcaklığı ve manzarası çok güzeldi.Oldukça memnun kaldık.Tavsiye ederim.Bir sürü otel var ama en yakın mesafede yani göl kenarında iki üç tane otel var.
Göl baharda çok güzel oluyormuş,çünkü nilüfer çiçekleri açıyormuş.Ay nasıl güzel olur düşünseniz ya,suyun üstünde yüzen çiçekler.Sanırım buraya yazın çocuklarla da gelmeliyiz.Hoşlarına gideceğinden eminim.Bir daha ki sefere olta ,bisiklet vs.'leri arabaya yükleyip gelmeli:)
Göl kenarında balık tutan insan sayısı fazlaydı.Benekli alabalık oldukça lezzetli olmalı.ayrıca su samurları da varmış.Tabii biz göremedik.Ama sincap ve leylekler gördük.

"Abant" gölü geleneklerinden biri ,gölün çevresini atla veya faytonla turlamakmış.Tabii ki bu geleneği bozmadık.Dört kişi bir faytona, 50 tl. verdik.Gezi keyifliydi,gölün tamamını faytonla dolaştık,tek kötü şey biraz üşümemiz oldu.Hava güneşli olmasına rağmen çok serindi.
Gölün çevresinde çeşit çeşit şeyler satan insanlarla doluydu.Şunu söylemek lazım hepsi çok güler yüzlü ve misafirperver insanlardı.Oraya has lezzetlerin birçoğundan birazcık tadımlık aldık.
Bahar gecikti bu sene gerçekten,buranın halkı da nisanda kar olmazdı dediler.Neyse karlı manzara ile de başka güzeldi buralar.
Bu da meşhur keş peynirli cevizli erişteleri,gerçekten çok lezzetli buldum.Biraz tuzluca bişey,pişirirken tuz konulmuyormuş,çünkü keş peyniri oldukça tuzluymuş.Bakalın deniycam ,nasıl olucak bilemiyorum.

Abant'tan sonra Mudurnu'ya da geçtik ama onun için ayrı bir post hazırlıycam .

Keyifli bir hafta diliyorum !