19 Aralık 2014 Cuma

Mutlu hafta sonu!!!



Mutlu hafta sonu!!!
Mutluluk vericek şeylerle dolu bir hafta sonu diliyorum!!!
Geyikli yastık:Zara Home
Sarı-yeşil yastıklar:English Home

18 Aralık 2014 Perşembe

Şövalye bere yapımı


Dün bu sevimli bereyi yaptım.Değişik bişeyler yapmak iyi geldi doğrusu.Sabah İnstagram'da paylaştığımda ,nasıl yaptınız sorusuna kayıtsız kalamayıp ,çok yorgun hissetmeme rağmen yazmaya karar verdim.Berenin yapımı aslında diğerleri gibi.
Önce dört zincir çektim,kapattım,içine 10 tane ikili trabzan yaptım.İkinci ve üçüncü sırada sayıları iki katına çıkardım.Dördüncü sırada ikide bir gibi arttırdım,sonraki bir kaç sırada da üçte-dörtte bir gibi arttırdım.Bu işlemi eşimin kafasına ölçerek sonlandırdım,yani üst taban tam oturduğunda arttırmayı bırakıp toplamda 19 sıra örerek bitirdim.20. sıraya geldiğimde bereyi ortadan katlayıp ,arka ortaya eşit gelecek şekilde örgüyü uzattım(5sıra ördüm).Bitirince bollanmasın diye bir sıra komple sık iğne yaptım.Tüm berelerde bollanmasın diye bunu yapıyorum.

Gelelim detaylara.Ön ağız kısmı iki renkle ördüm.4 ikili trabzanla başladım ve her sırada yanlardan bir bir arttırdım.5 sıra gri , 4 sıra siyah ördükten sonra bitirdim ve bunun aynısınden bir parça daha örüp ortadan diktim.Yanlar estetik dursun diye sık iğne ile bir sıra geçtim.Bunu yaparken her iki yana düğme için birit yaptım.
Görüntü olarak böyle.Bu ön parça ayrıca atkı görevi de göreceği için çok kullanışlı bir detay bence.Örneği Pinterestte gördüm.Yapım aşamasını kendi kafama göre yaptım.
Zırhın bir de tepe kısmı var.Onun için de yetirince zincir çekip ikili trabzan ördüm.İkiye katladım,iki yanından diktim(sert durması için),sonra da  bereye sabitledim.Her iki yana düğme diktim.İp olarak "Nako-Vizon"kullandım,tığ numaram 2,5mm.
Dilerim açıklayıcı bir yazı olmuştur.Benden bu kadar.
İyi perşembeler!!!

17 Aralık 2014 Çarşamba

Yılbaşı temalı çalışmalarına devam


Sanırım hediye etiket kartları yapmayı çok sevdim. 
Daha önce yaptıklarım bitince ,bugün ilk işim yine onlardan yapmak oldu.
Hediye paketlerini süslemek hoşuma gidiyor.

Sarı da oldukça hoş oldu ,hatta yeşil,kırmızı ve mavi ile de çok güzel olucaktır.

Başlamışken siyahla da devam ettim.

Daha önce de benzer bir post yazmıştım.Beyaz yazan kalemin fotoğrafını da paylaşmıştım,fakat gelen yoğun sorulardan biri kalemin markası olunca yine paylaşmak istedim.Uni-ball Signo broad-bu kalemi seçmemin bir sebebi yok,sadece beyaz yazan kalem isteyince satıcı bunu verdi.Eminim bir sürü markası vardır,sizde beyaz yazan kalem isterseniz kesinlikle kırtasiyelerde bulabilirsiniz.



Çarşamba da bitti nerdeyse.Keyifli geçmesini dilerim!!!

15 Aralık 2014 Pazartesi

Mutluluk kokan ev

Elma ve tarçın kokusu sardıysa evi ,o ev mutluluk kokar.Bugün elmalı kurabiye yapmaya niyetlenmiştim aslında ama onun yerine çok daha pratik ve bana göre çok daha lezzetli elmalı kırıntı tatlısı (apple crumble) yaptım.
Daha önce de yapıp paylaşmıştım ve bir çok kişiden tam not almıştı sevgili elmalı tatlımız.
Gelelim tarife...
4-5 elma küp şeklinde doğranır.Üzerine yarım limon sıkılır,sonra tarçın serpilir(1 tatlı kaşığı) ve pişireceğimiz kaba yayılır.
Kırıntılı üst için:2 su bardağı un.
1 su bardağı şeker,1 paket vanilin ve 100 gram tereyağı rondoda kırıntı hali alana kadar karıştırılır.Tereyağ soğuk olmalı.
Daha sonra elmaların üstüne eşit miktarda yayılır ve 180 derecede üstü kızarana kadar pişirilir.
Sonra büyük bir afiyetle hmmm mideye indirilir ,ister sıcak ,ister soğuk.Vanilyalı dondurma ile servis yaparsanız tadından yenmez :) Afiyet olsun !!!
Keyifli bir hafta diliyorum !!!

11 Aralık 2014 Perşembe

Ordan burdan

Merhaba blogum.Yine sıkıştım kaldım berelerin arasında.Zevkle yapiyorum aslında ama ayni şeyden arka arkaya onbeş tane yapınca daralıyorum.
Bu ay yalan sandığım diyetimde meğersem 2,5 kilo vermişim ve bunun 1,5 yağ.Bu çay çok etkili kızlar,sanırım hep onun etkisiyle oldu.O halde devam...
Kendime yeni kitap aldım,çok sevdiğim yazar Orhan Pamuk bu kitabı yazmak için tam altı yılını vermiş.Okumaya başladım,daha ilk sayfalarda merak uyandırıyor. 
Birazcık kaçamak yaptım bugün ,diyetisyen dönüşü azcık kahve molası verdim .Zencefilli latte'yi çok seviyorum.
Böyle blogcuğum örgü,çay,kahve ,biraz kitap derken yine gece olmuş.
Kal sağlıcakla!!!

8 Aralık 2014 Pazartesi

Konya gezisinden notlar


Hafta sonu arkadaşlarımla Konya gezisine katıldık .İlk durağımız Akşehir oldu -Nasreddin Hocanın diyarını ziyaret ettik.Kısa bir moladan sonra Konyaya yol aldık.Konya ya gece vardık .Otelimize yerleştikten sonra (Derya otel) yemeye gittik.
Konyaya has lezzetleri denedik.Tatmak adına herşeyden sipariş ettik .Kuzu tandır ve Tirit kebabını çok beğendim.Ayrıca oraya özel etli bamya çorbası içtik,nefisti.Etli ekmek'yi de denedik,burdaki etli pidelere benzer bişey.Oraya has saç arası tatlının tadına da baktık ,hafif şerbetli bir tatlı.Fena değildi .Konya şekerleri,tereyağlı simit,gevrek herşeyden tattık...Bugün detoks yapiyorum o yüzden :)
Mevlanın da vasiyet ettiği gibi"Önce hocamı ziyeret edin",ilk durağımız Şems-i Tebrizi camii ve türbesini ziyaret ettik.

ikinci durağımız Mevlana müzesi oldu.Daha önce müze girişleri ücretliymiş,bu sefer ücretsiz girdik.Danışmadan 10 tl.'ye rehber kullaklık kiraladık.Çok güzel bir uygulama ,bilgiler eşliğinde gezmek çok daha keyifli, eğer giderseniz kesinlikle kiralamanızı tavsiye ederim.
Büyülü bir havası var buranın.Girişte kocaman güllü bahçe bulunuyor.

Bahçede minik odalar var ve içlerinde o döneme ait eşyalar sergileniyor.

Camiinin kubbe bölümü
Dış cephe
Çıkış kapısı
Mevlana'ya ait eşyalar.Sikke ve gömleği.
Maalesef bazı bölümlerde fotoğraf çekmek yasak.
Bu büyülü ortamdan dualarımızı ettikten sonra 3. Durağımız olan "İnce minareli"medrese oldu.Selçuklular dönemi ve 13y.y. ait parçalara dokunmak heyecan vericiydi.
 
Sol alttaki çift başlı kartal ,Konya Büyük Şehir Beyediye'nin de logosu .
Bundan sonraki durak Alaeddin tepesi oldu.Şehitler parkında kahvemizi içtikten sonra ,hemen karşısında bulunan Karatay müzesine gittik.Burda yine Selçuklular dönemine ait parçalar sergilenmekteydi.
Bu ziyaretten sonra  çarşı gezisi yaptık.
Çarşının girişinde bulunan Aziziye camii beni çok etkiledi.
Çarşı gezmesinden sonra Meram Bağları denen bölgeye gittik.
Köyceyiz çok güzeldi ,sessiz sakin.
Burayı yazlık olarak kullaniyormuş Konyalılar.Lüks bağ evleri ve villalar var.
Ben kendime buldum bitane ,eski ,mavi kapılı tam sevdiğim gibi.
Meram bağlarında akşam yemeyimizi yedikten sonra Konyaya gelmemin en büyük sebeplerinde biri "Şeb-i Arus" açılış törenine katıldık.Büyük türk mutasavvıf,şair ve düşünür Mevlana'nın 741. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma  Töreninde ,Mukabele-i Serif'i (Sema) gösterisini izlemek inanılmazdı.
Tören saat 20:00 da başladı,açılış konuşmaları ve Mesnevi'den seçmelerden sonra Türk Tasavvuf müziğinin en güzel seslerinden biri Ahmet Özhan'nın seslendirdiği o güzel ezgileri büyük bir keyifle dinledikten sonra Sema gösterisi başladı .Uzun bir selamlaşmadan sonra başlayan gösteri gerçekten beni büyüledi.Yaşlı ,genç ve çocuktan oluşan yaklaşık 40 kişilik semazen topluluğunu gerçekten ağızım açık izledim.Bunca insanın böyle bir ahenk içinde ,birbirine eteklerinin bile deymeyerek ,yaptıkları bu gösteri gerçekten inanılmazdı.
"Sema ,gönüller alan Sevgiyle buluşmak içindir. Yüzlerini kıbleye dönmüş kişiler bu dünyada da semadadır,o dünyada da. "
Hz.Mevlana
Harika bir gezi oldu.Şu anda çok yorgun olsam da manevi yönden yaşadığmı bu tecrübeler bana çok şey kattı.
Hoş görü ve sevgiyle kalın !!!