Nerdeyse bütün hafta yağmur yağdı.Bugün güneşi görünce hemen evden kaçtık ve bir anda kendimizi Uludağ'da bulduk.
Tam bir sonbahar havası hakimdi, fakat çok serindi hatta zirve resmen soğuktu .Tir tir titredik.Yine de şikâyetçi değilim ,çünkü bol bol oksijen depoladık. Sanırım doğanın mutlulukla bir alakası var. Kesinlikle bu etkiyi yaratıyor bende.
Ve gelelim günün olayına.Bugün dağ çıkarken mantarlardan söz ediyorduk.Keşke bu fotoğrafta gördüğünüz mantardan görsem diye dile getirdim.Beni tanıyan arkadaşlarım bu mantarı çok sevdiğimi bilirler.Sık sık bu objeden yaparım veya nerde görsem alırım.Anlayacağınız çok seviyorum. Sanırım çok saf bir şekilde dilemişim, çünkü hiç beklemediğim bir anda karşımıza çıktı.
Eşime "hadi gel, şurada durup biraz hava alalım deyip" daldık ormana ve ne göreyim. Nasıl çığlık attıysam ,Bero annem galiba delirdi dedi. Ha ah ha ,vardır benim öyle sevinç nidalarım. Napayım çok sevindim hem hayatımda ilk defa görüyorum, üstelik kısa süre önce görmeyi çok istemişim. Olacak o kadar.
Doyamadım çekmeye ve sevmeye. Zehirli olduğu için fazla içli dışlı olamadıysak da ,doya doya seyrettim.
Şirinliğe bakarmısınız.
Tabii bu garibanlarım pek ilgi görmediler.
Safranlar coşmuş bu arada.
Azcık topladım.
Bizden bu kadar.Sağlıcakla kalın.Güzel bir hafta dilerim herkese!






