Uzun zamandır planladığımız bir geziydi Eskişehir gezisi.Geçen hafta gidelim mi diyen babaya ,sıcağa rağmen hayır diyemedik ,iyi ki dememişiz.Biz Eskişehiri çok sevdik.Sakin ,sessiz ,hoşgörünün ve sevginin hakim olduğu küçük bir şehir.
Şehrin içinden geçen Porsuk çayı farkli bir hava katmış Venediksi gibi he he nasıl bir kelime bu :))
Şehrin simgesi yerine gelen en önemli yerlerinden biri"Odun pazarı evleri" başka güzeldi.Olduğu gibi eski binalar korunmuş ,tam benlikti sokaklar ,keyifli gezdik her birini.
İçeride çok fazla ünlünün bal mumu heykelleri var ,hepsi birbirinden başarılı.Yılmaz Büyükerşen'i bu güzel projeyi hayata geçirdiği için alkışlıyorum.
Dikkatimizi çeken yerlerden biri de Cam sanatları müzesi oldu.Kesinlikle gezilmesi gereken yerlerden biri.Ayrıca Lule taşı müzesi de görülmeye değer.
Zevkle gezdiğimiz yerlerden biri de Sazova parkı oldu.Henüz bir kısmı faaliyete geçmiş.Hayvanat bahçesi açılmamış ama "Sualtı Dünyası "parkı açıktı ve çocukların çok hoşuna gitti.
Parkın içerisinde bulunan masal şatosu hemen Disneyland'i hatırlattı bana ,ne güzel bir tatildi yahu.Yine Paris'e gidesim var.Konuyu saptırmayalım,park kocaman,çimlere yayılmak serbest,korsan gemisi eğlenceli,parkı turlayan trenin son seferine denk geldiğimiz için binemedik ama şatoda epey eğlendik.Herkesin tavsiye ettiği çiğböreğin tadına bakamadık maalesef ,çünkü akşam yemeyini İnegölde yemeyi tercih ettik ,yani İnegöl köftesi ağır bastı.
Haftasonu tatilini değerlendirmek için Eskişehir şahane bir seçenek .Fırsat bulursanız kesinlikle ziyayer etmenizi tavsiye ederim.




















