21 Haziran 2010 Pazartesi

Bazen....


Bazen gülümsemek gerek,içimizden gelmese bile,sırf gülümsemek bize yakıştığı için...
Bazen dünyayı karşımıza almak gerek,doğru bildiklerimizin arkasında durmak için...
Bazen unutmak gerek unutamadıklarımızı,bize fazla acı vermemeleri için...
Bazen kalori hesabı yapmadan yemeli her istediğimizi,sırf canımız çektiği için...
Bazen uzun uzun hesaplar yapmamak gerek,bırakmalı bu işi matematikçilere....
Bazen çocuk olmalı bir günlüğüne,dünyaya onların gözleriyle bakmak için...
Bazen korkularımızın üstüne gitmeli ,onları yenmek için...
Bazen çılgınlıklar yapmalı ,ot gibi yaşamışım dememek için...
Bazen sevdiğine sevdiğini söylemeli,bir gün geç kalmamak için ...
Bazen de erken kalkıp içinizden geleni yazmak gerek..kendiniz için ,içinizden geldiği gibi.....


Herkese güzel bir hafta diliyorum !!!

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Mutlu parmaklar

Mutsuz olduğum anlarda beni gülümsetecek bişeyler bulurum muhakkak.Mutlu olmanın sırrı kendi içimde saklı .Dün dışarı çıkmasına izin verdim.İki mutlu parmak olduk.Sarıldık, gülümsedik,keyiflendik.Mutluyum hem de çooooooook.....


15 Mayıs 2010 Cumartesi

Hayat devam ediyor..


Hayat devam ediyor durduğu yerden.Tam bir hafta oldu annemizi kaybedeli.Acımız asla geçmiycek,hep kalbimizde bir sızı olacak. Alışacağız elbette, ama çok zor olacak.Dün eşyalarını elden geçirdik.Nasıl zor bir an anlatamam.Tek tek hatıralar geldi geçti gözümüzün önünde.Boğazlarımız düğüm düğüm ,gözlerimizde yaşlar.En zor olan kısım çocuklara olanları anlatmak.Efe babaannesinin öldüğünü biliyor.Tatlı beyaz bulutum, yedi yaşında tanıştı ölümle.Hem de en sevdiğini kaybederek.Dün terliklerini almış eline,anneciğim bak bunlar babaannemin.Sonrası dinmeyen gözyaşları,bitmeyen sorular.Küçük kara böceğim babaannesinin cennete gittiğini biliyor ve döneceği günü sabırsızlıkla bekliyor.Anneciğim alabayla cennete gidiliyor mu diye soruyor.Neden diyince ,babaannemi çok özledim onu görmeye gideceğim diyor.Onlara her gidişimizde, zilin her çalışında ,her telefonda acaba babaannem mi diye soruyor.Ah miniciğim keşke o olsa.
İşte böyle.Her şey bizim için.Acılarda ,mutluluklarda .İyi ki sevgimi ve saygımı hiç esirgememişim.
Rahat uyu anneciğim..

9 Mayıs 2010 Pazar

Sözün bittiği yerdeyim

Ne kadar zormuş sevdiğini toprağa vermek.
Ne kadar zormuş geride kalanları teselli etmek.
Ne kadar zormuş çocuklarıma ölümü anlatmak.
Ne kadar zormuş kokusu hala evdeyken , onun bir daha geri dönmeyeceğini bilmek.
Ne kadar zormuş eşyalarına dokunup kokusunu içine çekmek.
Ne kadar zormuş annesiz almak.
Sözün bittiği yerdeyim.
Yarın annesine sarılamayacak bir çok arkadaşım var.Tüm annelerimize allahtan rahmet diliyorum.Mekanları cennet olsun ,nur içinde yatsınlar.Allah geride kalanlara sağlıklı ömürler versin...


23 Nisan 2010 Cuma

Üç elma

Diyelim ki önüme üç elma koydular,yanımda da iki arkadaşım var.Elmalardan biri çok lezzetli,kocaman,kıpkırmızı,yani şeklinden belli.İkincisi biraz daha küçük,ilki gibi değil.Üçüncüsü de küçücük,hatta belki kurtlu,belli tadı madı yok gibi.
Sonra bu elmalardan birini ilk önce seçme hakkı bana ait olsa,seçeceğim elma belli aslında.Tabii ki şu kurtlu, yamuk yumuk ,küçücük elmayı, seçerdim.Neden mi?!?Yapamazdım işte seçemezdim asla güzel olanı.Çekinirdim,arkadaşlarım yesin derdim.Ben öyle derdim ama millet öyle demiyor maalesef.
İnsanlar bazen nasıl bencilleşiyor.Hep bana bana ,en güzeli bana.Hep ön koltukta onlar oturacak,hep cam kenarında olacak,sırada ilk onlar duracak.En güzelini kapacak, hiç çekinmeden kendini övecek,överken de seni küçük düşürecek.Sonra bunu zafer zannedip ,sarhoşluğun tadını çıkaracak.
Sevmiyorum bencil insanları.Sevmiyorum sahte insanları.Sevmiyorun hep bana bana diyenleri.

14 Nisan 2010 Çarşamba

Çocuyklarım zarar görmesin dedi,meslek sahibi oldu....


Ev hanımı ben ,meslek sahibi oldum :))))
1 yıl önce başladım bu maceraya.Amigurumilerime, keçe çalışmaları da katıldı.Şimdi iş sahibi oldum.Kendi çapımda çalışıyorum ve para kazanıyorum.Kendimi bulmam gerekiyordu, buldum. Şunun altını çizmek istiyorum,eğer istersek herşeyi başarabiliriz.Biraz azim ve çalışma isteği yeterli.....

8 Nisan 2010 Perşembe

Kıyafet değiştirmece oyununu bilirmisiniz ?!?


Bu oyun en az iki kişi tarafından oynanır.Oyun mekanı olarak çocuk odası seçilir.Önce garderobun içinden bütün kıyafetler yere dökülür.Sonra içlerinden en sevdikleri giyilir,giyilir çıkarılır.Oyunun püf noktalarından biri anne odada olmayınca oynanması.

Bu arada anne içeride işlerini yapmakta.Bir yandan da "ay benim yavrularım ne kadar sessiz oynuyor,maşallah " diye geçirir içinden .İlk kontrolden sonra durumun farkına varır ama artık çok geç.

Sonuç-çocuklar için harika eğlenceli bir oyun ,yüzlerinde kocaman gülümsemeyi görmeye değer.Anne için aynı şey söylenemez.Gerçi iyi de oldu ,bahaneyle garderop düzene girdi.

Bir de bu manzaranın resimlerini çekmeliydim ama geç aklıma geldi.

Diyeceğim şu ki benim böcükler pek biliyorlar eğlenmeyi.Oyuncaklarında sıkalan böcükler varsa,haydi kıyafet değiştirmece oyununu oynamaya !!!

5 Nisan 2010 Pazartesi

Veeeeee işte Bursa Blog yazarları buluşması


Ay pek havalı bu yazar kelimesi ayol.Aman öyleyiz işte.Pek güzel,hatta şahane geçti buluşmamız.Kendi ellerimizle yaptığımız mamaları yedik,kahvelerimizi ,çaylarımızı içtik.Güzel güzel sohbetler ettik.Gazetecilere poz verdik.Hatta benle söyleyişi yaptılar.Yakında" Meydan" gazetisinde çıkacak haberim.Çok cici insanlarla tanıştım.Hepsi birbirinden özel ve yetenekli.Günün sürprizi de taa İstanbullardan bizim için gelen "CELEBİ74"idi.Cici mi cici ,şirin bir kız,hatta ben ona kelebek adını koydum.Kanatlanıp gelmiş,yetmemiş ,hediyeler bile hazırlamış bizim için.Herkese kocaman kocaman teşekkürler ediyorum.Kesinlikle bu toplantı tekrarlanmalı..
Smilena,CELEBİ74,BİZİM GİBİLER
"Annemin eli","Sümbül zerafeti" ve hemen öğrenip yazıcam valla....
Celebinin bizim için diktiği ayakkabı torbası,Ayrıca bir arkadaşımız da hepimize kolyeler hediye etti.Çiğdemciğim de lavanta keseleri hazırlamış.Ay ne desem kocaman kocaman teşekkürler..
İkramlarımız.Daha sonra diğer bloguma arkadaşların blog linklerini ve tariflerini koyacağım...

Dönüş yolunda iki güzel "Sümbül zerafeti" ve Celebi74.Kelebeklerim benim :))))
Devam edecek.....
Katılanların blog adresleri...
1 annemineli http://annemineli.blogspot.com/
2 bizimgibiler http://bizimgibiler.blogspot.com/
3 bucanni http://bucanni.blogspot.com/
4 çelebi74 http://celebi74-celebi74.blogspot.com/
5 çatlak kafe http://nursng.blogspot.com/
6 dilek mutfakta http://dilekkmutfakta.blogspot.com/
7 düşlerimin incisi http://incisi.blogspot.com/
8 evde pasta http://evdepasta.blogspot.com/
9 ezgili tarifler http://ezgilitarifler.blogspot.com/
10 kurdele nakışları http://www.kurdelenakislari.com/
11 smilena http://smilena-smilena.blogspot.com/
12 sümbül zerafeti http://sumbulzerafeti.blogspot.com/
13 şehribursadan http://sehribursadan.blogspot.com/
14 turkuaz lale http://turkuazlale.blogspot.com/
15 yarenin günlüğü http://ceylanmogul.blogspot.com/

31 Mart 2010 Çarşamba

NERMİN BEZMEN'le Bursa buluşması


Dün sevgili Nermin Bezmen Bursadaydı.Harika bir buluşma oldu.Öyle sıcak,samimi ve büyüleyiciydi ki ,hala etkisinden kurtulamadım.Aşkı konuştuk,fikirlerimizi paylaştık,tiyolar aldık.Kitaplarıyla ilgili bütün sorularımızı içtenlikle yanıtladı.Ayrıca inanılmaz güzel ve zarif bir bayan.İnanılmaz bir pozitif enerjisi var.Söyleyişin sonunda kitaplarımızı imzalattık.Tek kelimeyle harika bir buluşmaydı.
25 mayıs, salı,saat 20.00(Basın kültür sarayı,Uğur Mumcu sahnesi) sevgili Ayşe Kulin geliyor.Tüm Bursalılara duyurulur.

22 Mart 2010 Pazartesi

Hoş geldin bahar !!!

Şeftali ağacın çiçeği...
Mis gibi kokan mor menekşe..

Sümbülüm ...


Uğur böceği.Yalnız bu ters. Zemin siyah,noktaları kırmızı.Böyle de çok güzel...

İki kafadar.Benim böcüklerim.Yerde gezinen böcekleri merakla inceliyorlar...
.

Hoş geldin bahar !!! Mutluluklar getirdin.Hem bana ,hem böcüklerime.Kanımı coşturdun.Başımı döndürdün.İçimi ısıttın.Ne çok beklemişim meğersem seni.Şimdi anladım.Pek uzun sürdü bu kış sanki. Hiç gelmiycekmişsin gibi hissettim.İyi ki geldin hoşgeldin !!!
.
Fotoğraflar bizim bahçeden.Daha tazecikler ,dünden.

17 Şubat 2010 Çarşamba

Ağustos böceğinin hazin hikayesi


Bizim evde bu ara en favori masallardan biri"Ağustos böceği ile karınca".Berke bıkmadan usanmadan defalarca bize okutuyor.Hatta kitapla yatıyor ,kitapla kalkıyor.Dün tesadüfen bir mail geçti elime .Sunay Akın çok tatlı bir dille ağustos böceğinin hikayesini paylaşmış.Aynen aktarıyorum.

AĞUSTOS BÖCEĞİ HİKAYESİ

"Bir ağustos böceği doğmadan önce toprağın altındaki bir larvada ortalama olarak 12 yıl bekler. Evet, tam 12 yıl. 12 yıllık hapislikten sonra dünyaya gelen garibanın ömrü adında yazılıdır: Ağustos. Yani topu topu bir ay... Şarkı söyleyen yalnızca erkek ağustos böceğidir. Çünkü dişi, en güzel şarkıyı söyleyeni kendine eş seçecek ve çiftleşecektir. Düşünsenize, 12 yıl toprağın altında bekle, dışarı çık. Ömrün bir ay... Buldun, buldun... Bulamadın, bir daha yok. Siz olsanız çalışır mıydınız?"

Ben olsaydım kesin çalışmazdım.Doya doya yaşardım kısacık ömrümü.Tabii bu yazı beni birazcık araştırmaya teşvik etti .Bulduğum kaynaklar da bunu doğruluyor.

Bazı nedenlerden ötürü doğa, böceklere dünyada yaşayan diğer canlılara oranla daha kısa ömür vermiştir. Fakat bir böcek vardır ki hayvanlar dünyasının diğer birçok üyesinden daha uzun yaşar.Ağustos Böceği’nin bir türü tamı tamına 17 yıl yaşar. Belki karınca kraliçesi dışında diğer böcekler onun yaşam süresinin yanına bile yaklaşamaz.Ağustos böceğinin ömrü, aslında diğer böceklerin gıpta etmesi gereken bir şey değildir. 17 yıl boyunca uyur ve sadece 5 hafta güneşli yaşamın keyfini sürer ve sonra ölür!
Bu küçük böceğin doğada gelişimi neden 17 yıl sürer? Buna kimse cevap veremez. Bütün bildiğimiz dişi Ağustos böceği’nin yavrularını ağaçların ince dalları üzerine bıraktığıdır.Yumurtadan çıktıklarında aşağı düşerler, yere çukur kazarlar ve kendi kendilerini ağaç köklerine bağlarlar. Ve nymph (peri) diye adlandırılan genç Ağustos böcekleri orada köklerin özsularını emerek 17 yıl boyunca boyunca hareketsiz kalırlar.Sonra gizemli bir güç onları gün ışığına çıkartmaya karar verir. Ağacın gövdesine tırmanırlar, kabukları yarılır ve olgun Ağustos böceği ortaya çıkar.


DEVAMI BURDA

Her yanımız mucizelerle dolu.Hey allahım sen istemezsen yaprak bile kıpırdamazmış...

26 Ocak 2010 Salı

Tatil ,kar,karne...




Yine kayboldum biliyorum.Ses ver diyenlerden de özür diliyorum.Burdayım kızlar.Son yazımda hayata birazcık söylenmiştim ama kötü bişey yok inanın.Bazen olumsuzluklar üst üste gelebiliyor işte.O zaman da içime biriktirmekten ise ,burda içimi dökmek bana iyi geliyor.
Tatil ve kar bir araya gelince azcık uzak kaldım buralardan.Efe canavarı beni oturtmuyor bilgisayarın başına.Bende birazcık rahat bıraktım.Çok çalıştı böcüğüm.Karnemizde tüm notları beş.Eh biraz oynamayı hak etti yani.
Sağlıcakla kalın !!!

27 Aralık 2009 Pazar

Pazar sabahlarını seviyorum




Biraz sonra ballarım uykudan uyanacak.Birlikte sofra kurulucak.Herkesin yumurtası sevdiği şekilde pişecek.Taze çay kokusu odaya yayılacak.Ballı ekmekler mideye indirelecek.Sonra birlikte güzel saatler yaşanacak.Berke bize fıkralar anlatacak.Hep birlikte midemize gülmekten kramplar girecek.Efeyle birlikte ödevlerimizi yapıcaz.Ben yine allaha bana bu güzellikleri verdiği için dua edeceğim.İçime sonzuz bir huzur yayılacak.Mutluluk yanıbaşımdayken ,nasıl onu görmeden geçiyorum bu ara.

18 Ekim 2009 Pazar

Amigurumiciler TEKNOBİLET dergisindeyiz

Dilek,Betül,Semra ,Yasemin



Yazı ayın başında çıktı aslında.Ben yeni fırsat bulduğum için şimdi yayınlıyorum.Çok keyifli bir söyleyişi olmuş.Ayrıca çok sevdiğim ve zevkle takip ettiğim arkadaşlarım da var.Kimler mi ?
Hayal arkadaşlarım (Dilek Yavuz)
ve ben tabii.Umarım yakında amigurumi örgü oyuncakları her eve girer.
Ben zorunlu olarak birazcık ara verdim örmeye.Bu beni çok mutsuz etse de,kolum geçer geçmez yine döneceğim oyuncak dünyasına.
Teşekkür Teknobilet !!!

29 Eylül 2009 Salı

5 dakikada 15 bahane


Ödev yapmamak için 5 dakikada 15 bahane uydurdu oğlum.Yahu ne zor işmiş ödev yaptırmak.Şiştim 3 sayfayı yaptırana kadar.Bahanelerimiz de şahane, buyurun...
  1. Anne kolum uyuştu
  2. Anne bacağıma kramp girdi
  3. Anne çok susadım
  4. Anne yapmasam olmaz mı
  5. Anne okumazsam simitçi mi olurum
  6. Anne acıktım
  7. Anne biraz oynayım ,sonra yaparım
  8. Anne sırtım kaşındı
  9. Anne cumartesi bilgisayarda oynamama izin verecekmisin
  10. Anne bana şeker versene
  11. Anne silme yalnışlarımı
  12. Anne hastalanırsam okula gitmiycekmiyim
  13. Anne Ben10'li silgi almiycakmısın
  14. Anne kalemlerimi açalım mı
  15. Anne Berke ne zaman okula gidecek
Durumlar bu yani.Bu arada fizik tedaviye başladım.14 seans gidecekmişim.Kan tahlillerim de iyi çıktı.Şimdilik bizden bu kadar...

14 Eylül 2009 Pazartesi

Bizde okullu olduk :))

Bugünden itibaren biz de okullu olduk. Anne oğul birlikte ,yeni bir hayata başlıyoruz.
Şimdilik herşey gönlümüze göre gidiyor.İnşallah oğlum için başarıyla dolu bir okul yılı olur.Bugün okula başlayan diğer tüm miniklere de başarılar dilerim.
Şimdi kitap kaplamaya gidiyoruz.Anlıycağınız çoooook işimiz var çooook...
Tatlı bal böcağam nasıl da mutlu görünüyor.Bir de daha az sıkılsa pek şahane olacak :))Hala aklı oyunlarda.

18 Ağustos 2009 Salı

İzmir ve blog arkadaşlarımla buluşmam

İşte döndüm geldim burdayım.Harika iki gün geçirdim.Çok sevdiğim iki blog arkadaşımla buluştum.Tarif edilemez bir duyguydu,sanki kırk yıllık arkadaşmışız gibiydik.

Seni çok seviyorum Enerjim !!!



İlk buluşmam Enerjimle yani Fatoşçuğumla oldu.Harika bir insan.Aynı blogta ki gibi sıcacık ,enerji dolu,samimi ve misafirperver.Çok tatlı bir eşe ve çocuğa sahip.Harika iki saat geçirdim.Keşke daha uzun saatler birlikte olabilseydik.Enerjim çok çok teşekkür ederim.Efe de sizi çok sevmiş.Sürekli Anıldan bahsediyor.Bursaya muhakkak bekleriz.Dilerim tekrar buluşuruz,hem de en yakın zaman da...


Gülenim benin,çocuk ruhlum, yüzü ışık gibi parlak ve gülen(tıpkı adın gibi) seni gerçekten çok seviyorum !!!!


Bu da ikinci buluşmanın kahramanı.Ankaralı Gülenim.Ne Ankara da ,ne de Bursa da buluşmak nasip oldu.İzmir de görüşmek kısmetmiş.Bir insan bu kadar samimi,tatlı,komik,şamata dolu ve aynı anda inanılmaz duygusal olabilir mi?Gülen bu.Gözyaşıyla buluştuk,gözyaşı ile ayrıldık.Sanki çok uzun zamandır birbirimizi tanıyormuşuz gibiydik.Eşi de harika biri.Efe çok sevdi.Tabii şımartıldı bir güzel.Bu ilk ama son buluşma olmayacağı kesin.Çok çok keyifli saatlerdi.Teşekkür ediyorum Gülenim, sabah erkencikten kalkıp ,taaa Bornovaya kadar gelip benle buluştuğunuz için.Hiç unutamıycam bir buluşmaydı.

Gülen'i seven Sem ,Sem'i seven Gülen !!!(bizim logomuz)

Keşek her iki arkadaşımla da daha uzun bir zaman diliminde görüşebilseydik.Çok çok harika saatlerdi.Her ikinizi de çok seviyorum.Tekrar görüşmeyi çok istiyorum...

Not:Her iki arkadaşım da çok ince ,belirtmeden edemiycam.Bilgisayar çok daha kilolu gösteriyor insanı.Gülen pilatesle çok çok incelmiş.Görünce inanamadım.Haydi kızlar pilates yapmaya....

23 Temmuz 2009 Perşembe

"AŞK" - bitti


"Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır.Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi,yoksa dünyevi,semavi ya da cismani mi diye sorma ! Ayrımlar ayrımları doğurur.AŞK'ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk.Ya tam ortasındasındır,merkezinde,ya da dışındasındır,hasretinde."
.
ELİF ŞAFAK
.
NOT: Çok beğendim.Okumayan kalmadı sanıyorum ama varsa da hemen alıp okusun.

21 Temmuz 2009 Salı

Efe yazı yazarsa

İDYCOH (İndiana Jones)
A (adada) KT (kötü) BŞ (bişey) VA (var)
.
Efe günlerdir yazı yazmaya çalışıyor.İlk başlarda öylesine bişeyler karaladığını düşünüyordum ama öyle değilmiş.Adam bayağa yazıyor.Yalnızca alışık olduğumuz tarzda değil.Sesli harfleri kullanmıyor.Sadece sessiz harflerle yazıyor.Oku bakalım diyorum.Okumaya başlıyor ve tüm harfler tutuyor.Mesela - Brk gtt(Berke gitti).Şimdi ne olacak bilmiyorum.Kesinlikle okula başladığında aklı karışacak.Ayrıca el yazısıyla yazacakları için orda da biraz zorluk çekebilir.Ayrıca matematik problemleri çözmeye bayılıyor.Kendi kendine problemler yazıp yazıp çözüyor.Bu oğlan galiba matematiği sevecek.Umarım fazla zorluk çekmeyiz 1. sınıfta ,zira Efe biraz hareketli ve herşeyden çabuk sıkılan bir çocuk.Sizce doğruyu mu öğretmelimiyim,yoksa böyle kendi kafasına göre bişeyler yapmaya devam mı etmeli?!? Aklını daha da çok karıştırmak istemiyorum.bu konuda tecrübeli anneler varsa yardımlarınızı bekliyorum.
NOT: üstte ki yazdıklarından küçük bir örnek.Orda biraz karışık yazmış.Bu ilk yazdıkları .Şu an tüm sessizleri tamı tamına yazıyor.Tabii yine sesli harflar olmadan.