Smilena geziyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Smilena geziyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2020 Cuma

Canım Bursa

Canım Bursam benim  . Bu şehri ne kadar çok sevdiğimi bilemezsiniz . Sıcacıktır , huzurludur, kolaydır burada yaşamak diğer şehirlere kıyasla . Trafiği çekilir , moderndir (bölgesine göre değişir tabii) . Bir yanı deniz  , bir yanı dağ .
Bu şehri turist gibi gezmeyi çok seviyorum .Eşim Bursalı olduğu için avucunun içi gibi her ayrıntısını biliyor ve bu beni her seferinde bir turist gibi hissettiriyor ,çünkü hep yeni yerler keşfediyoruz..

Bursanın vazgeçilmezi "Abdal simit  fırını ".Simidin yanı sıra ,tahanlısı(tahinli pide) çok ünlüdür .


Bursada ki müzelerle ilgili ayrı bir post hazırlamak istiyorum . Burası Merinos parkında bulunan müzelerden biri - "Tekstil müzesi". Bu da minik bir hatıra olarak kalsın burada ..
 Bursanın merkezinde en sevdiğim bina - Belediye binası . Çok yakın zamanda restore edildi. Minik bir not : Atamın o ünlü fotoğrafın çekildiği yer burası ,vals ve zeybek yaptığı salon -"Son balo " olarak geçiyor kayıtlarda . Keşke burası restore edildikten sonra halka açılsaydı . Maalesef belediye güzel yerleri hep kendine ayırıyor :((
Eskilere aşık biriyim ben . Eski binalar bana mutluluk veriyor ...


Burası "Yeşil" meydanında buluna "Yeşil camii ". Burayı çok seviyorum  . Huzur veriyor . Bahçesinde yıllık ağaçlar  ve kuş sesleri var . Ayrıca ünlü ressam Osman Hamdi Bey'in"Kaplumbağa Terbiyecisi" tablosunda görülen pencere , caminin üst  katında ki penceredir..
Caminin dışa da içi kadar güzel ..





Meydanda bulunan diğer önemli yapı - "Yeşil türbe"si . Burası  Yıldırım Bayezid’in oğlu Çelebi Mehmed tarafından 824H. (1421) yılında yaptırılmıştır . Türbenin mimarı Hacı İvaz Paşa’dır.  


Geldik en sevdiğim yere - Kozahan . Geçen yıl "İstanbullu gelin"ile çok ünlenmişti . Çarşıya her gidişimde , kahve durağım burası . Bazen kahvaltı etmeyi de seviyorum , hatta dışarıdan kahvaltılıklarınızı getirip , orada rahatlıkla edebiliyorsunuz . Karışan yok , sadece içeceklerinizi ordan içmek kaydıyla tabii ki . Hanın iki yanında bir   kaç kuşak  ayakta kalan kahveciler var. Gördüğünüz fincanların çoğu antika , hatta İngiltere kraliçesi de Bursa ziyaretinde burada  içmişti kahvesini. Geçende fincanı hangisi diye sordum , gösterdiler fakat kullanmıyorlarmış , doğal olarak . Tabii antika bir fincan ee bir de kraliçe eklenince Simiye mi sunacaklardı :))


Bursa turlarımız devam edecek . Şimdilik bu kadar...

24 Şubat 2020 Pazartesi

Sonbaharda Sofia gezimiz

Uzun zamandır planladığımız Sofia gezisini bu sene doğum günüme denk getirip , hafta sonu şahane bir kaçamak yaptık . Yolculuğumuz arabayla  8 saat sürdü . Dinlene dinlene gittik . Nasıl olsa memleketim , dil sorunumuz  ve kültür sorunumuz olmadığı için pek rahattık .Normalde yurtdışında hep araba kiralıyoruz,çünkü turla hiç gitmedik .Bu şekilde özgürce gezmek en sevdiğimiz şey .
Sofia gerçekten çok güzel bir şehir . Özellikle sonbaharda muhteşem . Sarının her tonu mevcuttu . En belirgin özelliği  parkları . Her köşede kocaman  parklar var . Türkiyede en çok hasret olduğumuz şey .
Bu "İvan Vazov" halk tiyatrosu .Muhteşem bir parkı var .


İkinci durağımız "Aleksand Nevski "katedrali oldu . Çevresinde kocaman bir meydan var  , tabii ki de parklar ,  hatta  bir üniversite ve kütüphane  var .
Sevdiğim şeylerin karşıma çıkması ,hep diyorum işte insan kalbinin ekmeğini yer her zaman...



En büyük sürpriz yanımıza gelen bu sevimli sincaptı .Burası "Borisova gradina" (Çar Boris bahçesi)
Çok büyük bir pakr . İçerisinde göller ,bir sürü ağaç çeşidi ,değişik heykeller ve yürüme yolları var . Hatta büyük olduğu için elektrikli motorlardan kiralayıp gezdik .Çook çok keyifli bir gündü .
Sarının her tonu mevcuttu . Bir sonbahar aşığı olarak mest oldum tabii ki .



Burası rus katedrali . Yine altın kubbeli bir yapı .

Çevresinde yine hoş bir parkla süslemişler .

Burası da İlahiyat müzesi ...

Otelimiz Kültür sarayın hemen dibindeydi . Daha önce çocuktum geldiğimde . Büyük bir hayranlık duyduğum Ludmila Jivkova sanki bir yerden çıkacakmış gibi heyecanlıydım ...
Tramvaylarla ulaşımı çözmüş adamlar yıllar önce hem de...
Her yerde sevdiğim yazarların ya heykelleri , ya da yaşadığı evlerin müzeleri vardı . Bu da Nikola Vaptsarov'un yaşadığıevin önü .


Sofianın simgesi Kartallı köprü...
Mutlu Simi , gezme olsun ona ,hep birinci hazırlanır :))
Ceylan görünce ben,kendimden geçebiliyorum...

Komünizmin izleri her yerde hala var .Bir çok yerde o döneme ait eşyalar satılıyor . Görünce aaa Yuri Gagarin dedim ,satıcı tanıyormusunuz dedi ,nasıl yani . Abla burada bir çok insan özellikle gençler, bilmiyor dedi .  Ah vah gençliğin hali . Ne acı değil mi :(
Ve  sevdiğim bir  yazar daha - Aleko Konstantinov , burası da en ünlü caddesi Vitoşa caddesi . 
 Alış  - veriş yapıp , yemek yiyebileceğiniz bir yer . Zaten şehrin göbeği da burası . Buradan her yere yürüyerek ulaşabilirsiniz . Yemekler , içecekler  on numara . Çok ucuz değil ,eskiye göre . Haftasonu için kesinlikle düşünebileceğiniz bir yer , özellikle sonbaharda muhteşem... 
Şimdilik bu kadar  , sırada Selanik , Mardin , Prag ve yaz tatilimizden bir kaç yer gelecek ...
Hoşça kalın !!! Ay çok mu çok yazar oldum bu ara ,ö zlemişim yalan yok , blogun yeri ayrı bende.

22 Şubat 2020 Cumartesi

İstanbul hep güzelsin


Yine hello !! 2019 dan kalan İstanbul karelerim , bir de blogumda dursun istedim . Balat nasıl tam benlik bir yermiş . İlk defa Kız kulesine çıktık , efsanelere konu olan bu kuleye çıkmak gerçekten heyecan vericiydi .Ve Galata kulesi en sevdiğim . Her seferinde bakıp bakıp hayran kalıyorum ... Bu İstanbul çok masalsı bir şehir değil mi ?!?
İşte bu kadar ,susuyorum fotiler konuşsun :)