gezi notları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi notları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2020 Pazar

Hoş geldin mart ♥️♥️ Честита Баба Марта

Sonunda baharın ayı geldi . Keşke hoş gelseydi  , keşke böyle acılar yaşanmasaydı . Bugün 1 mart . Artık göçmen olan olmayan herkes bu eski Bulgar geleneğini benimsedi ve herkes takvim 1 mart'ı gösterdiğinde, bileğine kırmızı beyaz iplerden takıyor . Umut güzel bir şey  . Bir şeyler dilemek , onları beklemek ,umutlu şey .
Bu ipler ne işe yarıyor derseniz , kısa hikayesi burada ...
Bugün Avrupa leylek köyünü ziyaret ettik  (Eskikarağaç köyü) . Bu köy leylekleriyle ünlü . Burada insanlar leylekleri sahiplenmiş durumda . Hepsinin isimleri var . Evladı gibi bekliyorlar yollarını . Hatta belgesel çekildi . Bir leylekçik var, orada yaşayan bir balıkçıyla  birlikte balık avlıyorlar , öylece kayığa konup birlikte gölde geziyorlar . Düşünseniz ya bir leyleğiniz var  . Bu arada henüz gelmediler , gelince yine gideceğiz . Onları izlemek çok keyifli . Burası ayrıca Bursaya çok yakın konumda ,İzmir yolu üzerinden gidiyorsunuz . Solda kalıyor .Gölyazıdan sonra , İzmir yolu üzerinden Tiriliye yoluna bağlanan kavşaktan giriyorsunuz .
iki yanı Ulubat gölü ile çevrili . Sazlıklar çok güzel görünüyor .
Bahar ufakçıktan geliyor .Canlanmış her yer .


Köyün ortasında tarihi bir binaya da rastlayabilirsiniz . Tabii epey bakımsız . Bir tabela bile yok ...

Marteniçkasız bir mart ,mart değildir ...



Bazı ağaçlar çiçek açmış ...



Bugün sabah kahvaltısını orada ettik . Semaverimizde çay demledik . Hava da gerçekten çok güzeldi . Sonra gölün kenarını turladık . Çok güzel yürüyüş yolu var ve hala tenha , yani çok fazla istila edilmedi insanoğlu tarafından...
Kayıkla tur da yapabilirsiniz .

Ey bahar ,çok güzelsin ...

Umarım güzel günler göreceğiz , güneşli günler , barış dolu günler !!!

26 Şubat 2020 Çarşamba

Prag (Praha) gezimiz


Prag tam da hayallerimde ki gibiydi .Çocukken çok fazla Çek dizisi izlerdik ,dolayısıyla çok tanıdıktanıdıktı her yer.





 Burası F. Kafkanın yaşadığı ev ,daha doğrusu minik odası bulunan ev ...Üstteki heykeller Kafka müzesinin bahçesinde bulunuyorlar ,hareketlidir ,dönmeye başladığında bu arkadaşlar çiş yapmaya başlıyor . Sanat işte ne diyeceksin :))


Şehirde her yerde yazar Franz Kafkanın izlerini görmek mümkün. Yaşadığı ev , Heykeller ve müzeler...


Prag mis gibi tarçın kokuyor .Bunun sebebi gördüğünüz bu geleneksel tatlıdan geliyor .Adı tridelnik .Hamur ve değişik dolgu malzemelerle yapılıyor .Oldukça lezzetlidir.



Kitapçı gezmek en sevdiğim şeylerden biri .Burası da çok sevimli bir yerdi .




Burası da J. Lennon duvarı . Bir nevi barış duvarı .Hemen yanında üstte gördüğünüz fotoğrafta , Lennon pub bulunuyor.



Mickey gel fotoğraf çekinelim dedi ,gittim ...



Yorgun turist..
Modern mimarinin izlerini taşıyan Dans eden bina..



Burası da Prag'ın simgessi haline gelen Astronomik saat Kulesi.
Pragtan bu kadar ...Hoşçakalın !!!



24 Şubat 2020 Pazartesi

Sonbaharda Sofia gezimiz

Uzun zamandır planladığımız Sofia gezisini bu sene doğum günüme denk getirip , hafta sonu şahane bir kaçamak yaptık . Yolculuğumuz arabayla  8 saat sürdü . Dinlene dinlene gittik . Nasıl olsa memleketim , dil sorunumuz  ve kültür sorunumuz olmadığı için pek rahattık .Normalde yurtdışında hep araba kiralıyoruz,çünkü turla hiç gitmedik .Bu şekilde özgürce gezmek en sevdiğimiz şey .
Sofia gerçekten çok güzel bir şehir . Özellikle sonbaharda muhteşem . Sarının her tonu mevcuttu . En belirgin özelliği  parkları . Her köşede kocaman  parklar var . Türkiyede en çok hasret olduğumuz şey .
Bu "İvan Vazov" halk tiyatrosu .Muhteşem bir parkı var .


İkinci durağımız "Aleksand Nevski "katedrali oldu . Çevresinde kocaman bir meydan var  , tabii ki de parklar ,  hatta  bir üniversite ve kütüphane  var .
Sevdiğim şeylerin karşıma çıkması ,hep diyorum işte insan kalbinin ekmeğini yer her zaman...



En büyük sürpriz yanımıza gelen bu sevimli sincaptı .Burası "Borisova gradina" (Çar Boris bahçesi)
Çok büyük bir pakr . İçerisinde göller ,bir sürü ağaç çeşidi ,değişik heykeller ve yürüme yolları var . Hatta büyük olduğu için elektrikli motorlardan kiralayıp gezdik .Çook çok keyifli bir gündü .
Sarının her tonu mevcuttu . Bir sonbahar aşığı olarak mest oldum tabii ki .



Burası rus katedrali . Yine altın kubbeli bir yapı .

Çevresinde yine hoş bir parkla süslemişler .

Burası da İlahiyat müzesi ...

Otelimiz Kültür sarayın hemen dibindeydi . Daha önce çocuktum geldiğimde . Büyük bir hayranlık duyduğum Ludmila Jivkova sanki bir yerden çıkacakmış gibi heyecanlıydım ...
Tramvaylarla ulaşımı çözmüş adamlar yıllar önce hem de...
Her yerde sevdiğim yazarların ya heykelleri , ya da yaşadığı evlerin müzeleri vardı . Bu da Nikola Vaptsarov'un yaşadığıevin önü .


Sofianın simgesi Kartallı köprü...
Mutlu Simi , gezme olsun ona ,hep birinci hazırlanır :))
Ceylan görünce ben,kendimden geçebiliyorum...

Komünizmin izleri her yerde hala var .Bir çok yerde o döneme ait eşyalar satılıyor . Görünce aaa Yuri Gagarin dedim ,satıcı tanıyormusunuz dedi ,nasıl yani . Abla burada bir çok insan özellikle gençler, bilmiyor dedi .  Ah vah gençliğin hali . Ne acı değil mi :(
Ve  sevdiğim bir  yazar daha - Aleko Konstantinov , burası da en ünlü caddesi Vitoşa caddesi . 
 Alış  - veriş yapıp , yemek yiyebileceğiniz bir yer . Zaten şehrin göbeği da burası . Buradan her yere yürüyerek ulaşabilirsiniz . Yemekler , içecekler  on numara . Çok ucuz değil ,eskiye göre . Haftasonu için kesinlikle düşünebileceğiniz bir yer , özellikle sonbaharda muhteşem... 
Şimdilik bu kadar  , sırada Selanik , Mardin , Prag ve yaz tatilimizden bir kaç yer gelecek ...
Hoşça kalın !!! Ay çok mu çok yazar oldum bu ara ,ö zlemişim yalan yok , blogun yeri ayrı bende.