17 Eylül 2013 Salı

Mini mini bişeyler=❤

Günaydın !!! Ben bu işlere bulaşmadan önce ,neler yapıyordum acaba boş vakitlerimde ?!? Gerçi iki oğlancıkla boş vakit mi vardı.Çok şükür büyüdü ballarım.Hobi kadını oldum ben.Bişeyler yapmadan duramiyorum ki :))) Her telden bişeyler var elimde.
Nakış var ...
Örgü var...
Keçe var...

Vazgeçilmezlerim Amigurumişlerim var ...
İyi ki var hepsi....

Mutlu bir salı diliyorum!!!

16 Eylül 2013 Pazartesi

Evde beyaza dönüşüm

Çocuklar küçükken hep koyu renkleri tercih ediyordum ,artık büyüdüler.Bunu fırsat bilen ben ufaktan ufaktan evi beyaza dönüştürmeye başladım,bakalım becerecekmiyiz beyazları kullanmayı.

Kılıflar yıkanıyor nasıl olsa,bir tekli ,bir ikili bir de üçlü koltuk bize yeter de artar.Şimdi onlara güzel güzel yastıklar yapmalıyım.Aklımda bir kaç bişey var ,en kısa zamanda uygulamaya geçicam.

Masam da değişti,beyaz gerçekten insanın içini açıyor,bu arada neymiş-  İkea evimizin herşeyi :))))
English home'de perde de beğendim ,en kısa zamanda onu da halletmeliyim.

Tekliye de renkli bir yastık şart 
Raflar ,tv ünitesi ve orta sehpamı da beyaza boyamayı düşünüyorum.Bu hafta bu işi de bitirdikten sonra boya maceramı paylaşıcam.Beyaza dönüşüm şimdilik böyle ,biraz daha aksesuar ve bir kaç bişey daha da aldım mı tamamdır.Değişim iyi geliyor insana .

Örgülerim beni bekler :)))
Mutlu bir hafta diliyorum !!!

14 Eylül 2013 Cumartesi

Bozcaada -son tatilimiz

Bu sene leylek sürülerini havada gören biz Bayrak ailesi, koca yaz durmadan gezdik.Son durağımız Bozcaada oldu.Bu günlerde isminden sıkça söz ettiren bu şirin Ege adasını görmeden olmazdı.İyi ki de görmüşüz ben çok sevdim .Esnafı ve halkı konuksever,yemekleri muhteşem ,denizi  aşırı temiz (ve soğuk)bir yer.Üstelik hiç te uzak değil bize.
Ben Bozcaadaya Çanakkaleden gidiliyor diye biliyordum,öyle değilmiş.Çanakkaleyi geçince Geyikli sapağına giriyorsunuz yaklaşık yarım saat sonra da feribota ulaşıyorsunuz .Geyikliden her saat başı ulaşım var hem de gece yarısına kadar.Bozcaadadan da her buçukta feribot var , yani rahatlıkla günübirlik bile gidilir.Biz iki gece üç gün kaldık.
Feribottan inince böyle güzel bir manzara sizi karşılıyor.Bir tarafta türk mahallesi,bir tarafta rum mahallesi var.
Sokaklar şirin ötesi.Kırmızı,mavi,beyaz renkler hakim.Birde pembe begonviller ve sardunyalar var her köşe başı.Tam benlik yani.
Mavi panjurlu ev,benim de hayallerimden biri aslında :))

Adaya gelmişken tadına bakılmadan dönülmemesi gereken bir çok şey var.Bunlardan biri "Eski kahve"ye oturup sakızlı kahve içmek .

Domates ,gelincik ,karpuz kabuğu,kabak ve incir reçelinin tadına bakmadan dönülmez .Hepsi nefis.Benim favorim kırmızı domates reçeli oldu.Bir de gelincik şerbeti var onun da tadına bakın derim .Ben biraz lohusa şerbetine benzettim ,yok sevmem derseniz limonata için her yerde ev yapımıdır.

Gelmişken "Çiçek" pastanesinin enfes kurabiyelerinin,dondurması ve sakızlı muhallebinin tadına bakmadan dönmeyin .Rejimi bir tarafa bırakın :))) kısacası ye ,iç, gez .Tatilin tadı böyle çıkar.

Yemeklere gelelim.Denizden çıkan herşeye bayılıyorum zaten.Burda rum mezeleri çok fazla ve hepsi nefis.Ahtapot böreği,kabak çiçeği dolması,kızarmış keçi peyniri,patlıcanlı rum böreği ve sayamadığım nice mezenin tadı gerçekten  muhteşemdi.Yanınada şarap söyleyin ,tadları supeeer.
Pöti kare çok severim,sokakları gezerken bol bol fotoğraf malzemesi çıktı bana :))
Sonunda kendime bir pembe Vespa alıcam :))) şart oldu
Adanın meşhur ekmeğ i%100 doğal ,Patiska pansiyonun konuk sever sahiplerinden Ali beyin elinden çıkan bu nefis ekmeğin de tadına baktık.
"Çiçek "pastanesinin bir de fırını var ,Rum mahallesinde bulunuyor,yanından geçerken nefis ekmek kokusuyla bile doyuyor insan.Bol bol ekmek alın derim.
Bozcaada gece çok güzel.Sanat her köşede,hep el emeği göz nuru herşey.Bu kabak atöliyenin önü ,çok şeker dimi,kabaklara hayat vermişler ,lamba olmuşlar.Tebrik ederim.

Bozcaadanın "Çınaraltı"kahvesinde sakızlı kahve yanında da badem likörü içmeden dönemezdik.


Adanın hayvanları da sevimli ,kedileri bol bol sevdik bir de seveceğimizi anlayınca kendini yere atıp patilerini kaldıran bu şirin köpeğe ne demeli,ye bitir :))

Bozcaadada güneş başka güzel doğar

Mavi & Beyaz = ❤

Şu çiçek görünümlü kaktüsten bulamadım bir türlü,adını bilen varsa söylesin.

Ve ben artık biraz yorgun,tabii gezmek bir yere kadar  değil mi.
 
Mutlu bir haftasonu diliyorum herkese !!!

12 Eylül 2013 Perşembe

Şenlensin kahvaltı sofraları


Ne güzel bir kelimedir "GÜNAYDIN" kelimesi ,güne iyi başlamak için şart :)))
Günaydın'a eşlik eden güzel bir kahvaltı sofrası da şart bence.Gelelim demliğe,çok şirin değil mi sizce :)) Bunu daha önce Pinterset'te görmüştüm,ne zamandır yapmak istiyordum.Sevgili "Proje çantası" Edoşta görünce kıskanıp hemem yaptım.Edacım birbirimizi iyi gaza getiriyoruz ,iyi ki varsın,iyi ki Bursaya gelince buluşup tanışmışız harika kadın ❤❤❤
 
Bu da önden görünüşü,son derece basit bir model ,yapın derim sofraya kesinlikle şirinlik katar.
Sap kısmına düğme diktim ,rahatlıkla çıkarıp takabiliyorum.

Bu günlük de bu kadar,hep aydın olsun günlerimiz!!!
Üstteki güzellikler dün" English Home" den alındı hem de %50 indirimli,meraklısına duyurulur.

Amigurumi aşkına ❤❤❤

Bu yıl oğlanlar yeni bir okula başladı.Abi burs hakkı kazandı,miniye de kıyamadık onu da yazdırdık.Her ikisi için de hayırlı bir okul yılı olur inşallah.Okulun en güzel yanı tam gün oluşları,ee bana bol bol vakit kalıyor.Vakit demek örgü demek benim için,fotoğraflardan da anlaşıldığı gibi coştum ben.Artık kendim çizip üretiyorum,yada da tasarlıyorum mu desem daha havalı olur böyle :)))

Bunlar bu hafta yapıldı.Minnoşlarımı satmaya karar verdim.Bunun için İnstagram'da epey talep oluyor,sanırım en yakın zamanda minik sanal bir tükkanım olucak :))bir de isim bulabilsem .

Süslü kirpi,sonbahar temasına uyduruldu

Zuzu kuzusu kışa hazır bile ,şapkası ve atkısıyla hiç üşümiycek..

Bu da ingiliz muhafızlarından biri, kaçtı geldi buralara,yakında minnak kırmızı bir London otobüsü de yapıcim.Şimdilik bu kadar.Daha bir kaç bişey var onlarda bir sonraki postta.


Sağlıcakla kalın !!!

23 Ağustos 2013 Cuma

Kızılcık marmelatına gel :)))

Bizim evde reçel çok büyük iştahla tüketilmese de, ben yine de her sene bıkmadan usanmadan yapıyorum.Ne bileyim reçelsiz kahvaltı sofrası eksik geliyor bana .Bu sene ilk defa kızılcık marmelatı yaptım ,harika oldu tadı,yapımı da zor sanıldığına aksine çok kolay.Haftasonu Uludağ yolundan köylülerin sattığı mis gibi kızılcıkları görünce dayanamadım anlıycağınız,planda yoktu yani yapmak.Ordan burdan tariflerle bakarak nefis kızılcık marmelatımı başarıyla yapmış bulunmaktayım.Anneciğim de sağolsun o olmasa yapamazdım galiba :))
Tarife gelince  :
2 kilo kızılcık,1,5 kilo şeker(2 kilo da kaldırırdı ama ben özellikle azcık ekşimsi olsun istedim ).yapımı da şöyle :önce kızılcıkları güzelce yıkadım,sonra düdüklü tencereye koyup (içine az bişey su koyup) pişirdim.Soğuduktan sonra kevgirden geçirdim,bu aşamada çekirdeği ayırmak çok kolay oldu.Bu işlem de bittikten sonra tekrar ocağa aldım,fokurdayınca şekeri kattım.Güzel bir kıvam alana kadar  pişirdim.Sıcak sıcak kavanozlara döktüm ve ters çevirerek bir gece beklettim.İşte bu kadarcık ,çok kolay bence :)))
Süslemeden de olmazdı,ev oturmalarına giderken de götürülür :)))

Mutlu haftasonu!!!

13 Ağustos 2013 Salı

Küçük şeyler kocaman mutluluklar

Bu ara amerikan örgü servislerine bayılıyorum.İplerin renklerine baktıkça gaza gelip devamlı bişeyler öresim var.Bunun yapımı hem çok kolay hem çok hızlı.
Sanırım bundan 3 tane daha yapıcam.

Bu da canım kırlentim sonunda bitti çok ta güzel oldu.
Bayram ve tatil sonrası günlük hayata adapte olmak biraz zor gibi.Kilolar almış başını gitmiş.Ben hala keyif peşindeyim.Şimdilik böyle .Tatil resimlerini yükler yüklemez gezi postumu yazıcam:))
Herkese güzel bbir hafta diliyorum !!!